Hayat çok mu geçti üzülmek için...
Yoksa çok mu erkendi sevinmek için...
Baktım pencereden dışarıya...
Eğdim başımı...
Öne düştü at kuyruğu yaptığım kömür karası saçlarım...
Mermere koydum ellerimi...
İçimde hissettim soğuğu...
Sonra baktım yoldan geçen insanlara...
Baktım...ve başladım düşünmeye...
Neden böyle mutsuzdum...
Sonra baktım kendime...
Bir sorunum yoktu...
Dedim kendi kendime...
Kaşım,gözüm yerindeydi yürüyebiliyordum...
Hiçbir engelim yoktu...
Neden bu kadar soğuktum peki hayata...
Derdim neydi benim...
Yoksa küçükken kurtulduğum hastalığım mıydı...
Düşündüm...kendi kendime...
Okuduğum kitaplarda ki satırlar geldi aklıma...
Tek tek koydum onları kendi yerime...
Düşündüm tüm sorunlarını,dertlerini...
Hepsinin hayatında büyük eksikleri vardı...
Çarptı kalbim sonra...
Nankör müydüm hayata...
Diye düşündüm bu sefer...
Hayatım neredeyse mükemmel denebilecek düzeydeydi...
Tamam...belki çok zengin değildim,belki babam bir iş adamı değildi,yada çok fazla başarılı değildim...
Ama bunlarda hayatta ne kadar önemliydi
ki zaten...
Sonra saatler geçtiğini farkettim...
İçeriden bir ses duydum...
Çağırıyordu tatlı bir mırıltı...
İsmimi...irkildim birden...
Pencereye yaslanmış hayal kuruyordum resmen...
Yattım yatağıma çarşafı başıma kadar çektim...
Bir de baktım sabah olmuştu...
Yine geçtim pencereme...
Yine koydum ellerimi soğuk mermere...
Yine eğdim başımı...düştü kömür karası saçlarım yüzüme...
Bulmuştum bu sefer derdimi...
Benim derdim derdimin olmamasıydı...
Bir bakıma mantıklıydı aslında...
Derdi olan insan sürekli ondan kurtulmaya çalışırdı tüm zamanıda buna harcanırdı haliyle...
Derdi olmayanlarda benim gibi olmayan derdinden kurtulmaya çalışırlardı...
Demiştim size hayat karmaşıktı bizde o karmaşanın içinde kaybolur giderdik her defasında...
Aygüneş'ten İyi Okumalarla...
🌠🇹🇷🌠💙💙🤗
©aygüneş321
A