H

hayatımın hikayesi

Çocukluğum geldi aklıma, bir film sahnesi gibi perdeler açıldı gözlerimde misket yuvarlardık sokaklarda, analığım babama şikayet ederdi beni iyi bir dayak yerdim bu şikayet üstüne bazen bir kahvehane avlusunda omuzlarımda sandık kayışı ayakkabı boyardım.
Kız kardeşime bir talak pudrasını dahi gizli alırdım, boyacı sandığında saklar öyle eve getirirdim annem öyle yap demişti bana, çünkü kuması vardı o kuma kabullenmezdi kazancımızın bir kuruşu cebimize girmezdi hepsini babam alırdı üstüne birde analığım cebimizi babamıza yoklatırdı kazandığımızdan saklamış olabiliriz diye, bazen bir tepsi başımda simit satardım çarşı pazarda, geçim için mücadele verirdik hayata tutunabilmek için oysa akranlarımın pek çoğu okulda, mekteplerde, medreselerde ben ise bir tek gün bile öğrenim mektebiyle tanışmadım yaşam hayatımın öğrenciside öğretmenide ben oldum.
Ben ne yapayım hayat bu derdim gözyaşlarımı hep sineye çekerdim, geçim için mücadeleye devam dedim bazen kahvehanede, lokantada çalışır epey bir kulağım çekilirdi ne yapayım katlanmak gerek derdim çalıştıkça daha ağır beden işleriyle sınandım daha ondört yaşımda inşaata ezilmeye başladım yapmadığım çalışmadığım bir iş neredeyse kalmadı bu hayat yolculuğumda taki S.S.K hastahanesinde çalışmam sona erene kadar yani takavut emekli olana kadar hayat sana acımasız gelebilir ama Rabbin sana günahsız tertemiz bir kalp verir içini sen doldurursun istersen sevap ya da günahla
kul kaderini yaşar ne yapalım gerisi bizi aşar.
©doğukan01