Bak şu ışıksız gölgeme kendinden muğlak,
Vebalidir, loş serpintileri nur saymak!
Sonsuz gecelerde şafak bekleyen ahmak,
Gerçeğin sillesi var gündüzün işinde...
Gam katları çıkmışım ben zirveye kadar,
Çatısında ruhum göğe gözyaşı satar,
Bulutlar neme doymuş da üfleyip atar,
Düşüşüm var gündüzün bitişiğinde.
Söze kusurdur duruşum, seslere ayıp,
Ruhum, bir ince vaveyla içinde kayıp,
Şimdi, geçmiş vesveseleri yokmuş sayıp,
Çığlığım durur her gündüzün bitişinde.
©1naifsair
1