Hey güzel kadın
Bir gülümsemen var ki sıcak ve soğuk,
Bir gülümsemen var ki Şefkatli ve üzünlü,
Bir gülümsemen var beni benden alan.
Yıllar Geçsede bir sessizlik hakimdi gözlerinden,
Yıllar geçsede mahkûmum! gözlerinden,
Hasretim! gözlerine siyah'la beyaz gibi, neden?
İşte bir ömür daha geçti ışık saçan gözlerinden.
Elvedalar uzak dursun şimdi bizden,
Son sözler bulunmasın kaderimizden !
Bir masal gibi geçsin ama sonu bulunmasın aşkımızın öyküsünden,
İlkbaharlar ile sonbaharlar geçsin üstümüzden!
Elvedar, uzak durursun Himdi bizden...
Bir kelebek kadar özgür ve narin olasın,
Uçasın ait olduğun yerlere, ben divanlara berduşum!
Mahkeme duvarlarına esir edilmiş ruhum,
Dünyanın divanından yoksun adeletim,
Kuş kadar özgür ve masum olmak isterim,
Şimdilerde Mahkûm ruhum mahkeme duvarkarına bu benim azabım!
Bir kuş kadar özgür ve narin olasın.
Mevsimlerde kaybolur aşkın ahzanı!
Aylarda, yıllarda seni aryan benim kâhrım mı?
Güz mevsiminde, kalbimin sana olan aşkı!
Bitmez ne saatler nede dakikalar, zaman aşkımda kaldı!
Mevsimlerden gelip geçti aşkın ahzanı.
Bir ilkbahar sabahı kadar neşeli ve şevkatli,
Bir sonbahar gecesi kadar zerafetli,
Bir yaz yağmuru ile karıştırdım günleri,
Bir kış günü sevdim seni amansız yıllara! çoçuk gibi.
Bir ilkbahar sabahı eksikti neşesi, oldu günler cehennemim gibi.
Kayıp şehirde bir bedevi!
Ruhumun ellerimden gidişi,
Hasretimin! gözlerine bitmeyişi,
Soldum! gecelere cehennem gibi!
Kayıp şehirde, meczup bir bedevi.
Yakıştıramadım sana sonsuz ölümü!
Yakıştıramadım sana, mutsuz rüyaları,
Kâbuslarda nefretim gizlidir sensiz güzel günlere.
Solmuş çiçekler açar mı? yeniden mevsimlere,
Yakıştıramadım sana nedensizce, sonsuz ölümü!.
Sevdamızın adı yazılı her öyküde.!
Mecnun leyla'yı aradı Çöllerde!
Kerem aslı için delmişti dağları! sevgisi ile,
Fatih fethetti kostantinapolisi! derdi ile,
Kahire esir oldu! amansız servete.
Gizlidir aşkımın doğum günü, öykülerde!
Sevdamızın adı, binlerce yıldır yazılı öykülerde.
Lavinia'ya yapraklarının arasında aşkımın her zerresi,
Laviniayaların arasında mahsur kalmış binlerce kelebeğin izi!
Ağıt yakar Çiçekli bahçelere, aşkımın her zerresi.
Çiçekli bahçelerde ölüm çiçeği !
Lavinia'ya yapraklarında aşkımın, her zerresi.
Sessiz bir şehirde, Yapa yalnız!
Her köşede Sessiz fırtınalı bir deniz,
Ölümün sesi! kulaklarıma nazik ve meziyetsiz !
Aşkımızın müzikalinde kaybolan yıllarımız, ölümü baharında! sessiz.
Gürültü bir şehirde, Yapa yalnız.
Himdi elveda sana hey güzel kadın!
Bize Elvedalar yakışmasa bile,
Bir üzün, birde aşk gördü bu gözler!
Sensizliğe esir etmiş beni bu evrenler,
Kaybolur umudun bittiği yerler,
Kaybolur koskoca mevsimler,
Koybolur aşk dolu bu gözler.
Rüyalardan hallice sevdim seni dünyada,
Kadere mahkum denize esir ruhumla...
Gidişim ile yankı olur gökyüzünün hiddeti dünyalara!
Güneşin ağlayışları ile göç ederim karanlığa!
Şimdi elveda bize hey güzel kadın!
Bize yakışmasada.
M.K.
İsp
Miraç karabacak
©miraç.m.k.
M