Küçücük dünyamın sesi duyulmayan köşesindeyim
Umutlarımın esiri şu mum ışığının feryatla;
Güneşi bekleyen kapkara gecenin pençesindeyim.
Uçurtmalar saldım gökyüzüne: kanatlarında umutlarım
Haber edin güneşe "bekler" deyin Ey Yıldızlarım.!
Tatlı bir rüya gibi düşlerim hayalini
Yağmurlar uyandırır her seferinde
Kor katrelerle sarhoş gözlerimi.
Dört mevsim bir olur o an tenimde;
Çöl rüzgârları teslim alır gönül bahçemi.
Hayal kırıklığım bir nöbet şiddetinde
Çaresizlikle sarsar enkaz bedenimi.
Ey âfâkın sinesinde saklanan güneş
Ömrümün efkâr yağmuruyla geçirdiği geceler bitmez mi?
Hasretinle gönlüme akar tufân gibi ateş
İşveli nazarınla hayat verip öldürdüğün
yetmez mi?
Nasıl bir sevdasın ki içimi ettin elem
Sen doğmayacaksan ben semâyı ne edem.
Aklım aldın gel canımı da verem
Hicrânı bitir kavuştur artık ey ulvî dem !...
04.01.2008
~ Şaire ~
©-şaire-
-