Hüznün vagonlarında seyahat ediyor gibiyim sanki,
Haykırsam duyan olur mu acaba sesimi,
Zaten herkes kendi halindeydi.
Camdan dışarıyı seyrediyorum öyle yudumlarken kahvemi,
Ama buğuluydu gözlerim,
Sanki bırakmak istercesine gözyaşım kendini.
Hava bugün yağmurlu,
Yas tutar gibiydi.
Yürümek istedim nereye gittiğimi bilmeden öylesine,
Almadım şemsiyemi.
Havanın ayazını unutturuyor zaten yüreğimde ki acı,
Biliyor musun dost edindim gecenin sessizliğini.
Bankta oturup yakardım sigaramı,
Şiir okurdum umursamadan gelip geçeni.
Sonra iki damla gözyaşı süzülüverirdi yanağımdan,
Kalkıp giderdim "Neyse..."deyip sigaram bitince.
Uyumamak için kahve hazırlardım hep kendime,
Neden mi... Başımı yastığa koyduğumda uyanıyorum birden o eski hüzünlü sayfaların kâbusu ile,
Cam kırığı tanesi batıyor sanki yüreğimin taa derinine.
Nasılsın diye sorduklarında çok şey var söylemek istediğim ama iyiyim deyip gidiyorum bakmadan gözlerinin içine,
Şiir olurdu eğer yazsaydım bu gönlümün limanında ki hüzünlü sayfaları kelime kelime,
Yazmadım... Boşver be dedim,
Başkasını üzmeye ne gerek var ki.
Hani sormuştun ya hiç sevgilin olmadı mı diye bana,
Olmadı....Üzülmesin diye sevemedim birisini,
Solmasın istedim bir gül tanesi gibi.
Belki birgün sever bu kalp şiir gibi birisini,
Belki unuturum o eski günlerin hikâyesini.
Belki de hiçbirisi olmaz ve bırakıp şiirlerimi odamın çekmecesine,
Sessiz sakin bir elveda bile demeden denk gelirim ömrümün son demine.
Barış KAPKINER
©by_solist
B