Gönlüm düşmüş ezelden Yâr otağına neyleyim
Bir Gül'ün aşkıyla yandı kor oldu yüreğim
Bu nasıl bir Gül'dür Allah'ım yokluğu ateşli hasret kokar
Bu nasıl bir Nur'dur Ya Rab'bi alemler O'nun hatrına yaşar
Ne olurdu bir kez daha tadsam kokusunu rüyada da olsa
O'na gitsem bir gece ansızın cennetteki evinin kandilleri yansa
Ben cehennem kadar uzaklardan izlesem O'nun nur yüzünü
Sonra kana kana ağlasam da bir türlü konuşamasam
Ya Rab'bi O'na İsa (as) kadar uzak mı ellerim
Havarilerine hazırlanın âlemlere rahmet geliyor demişti
Hani ben bundan sonra sizinle uğraşmam Ahmed geliyor demişti
Asırlar kadar uzaktı ama buram buram Gül kokusu burnuna gelmişti
Musa(as)'ın duasına amin demek vardı şimdi
Ya Rab'bi Muhammed(sav)in ümmeti yap beni
Duyunca biricik Habibi'nin ümmetine sevgini böyle dua etmişti
Belki tüm kainat amin demişti Musa(as)'ın duasına Ya Rab'bi
Açtım ellerimi vardım huzuruna Gül diyarına varmak için ya Rab'bi
Kalbim paramparça oysa bir zamanlar ne dünyalıklar yüklenmiştim
Ellerim boş gözlerim dikildi gökyüzüne dolduracak olan Sen'sin
Sultan'ın bahçesine kül diye konduracak olan Sen'sin
©gülvekül
D