I

Hüzün Dolu Bir Akşam

Yine hüzün dolu bir akşam vakti.
Günün bu günlük vedası,
Karanlığın sessiz merhabası.
Yürüyorum sokağına çıkan ıssız yolları.
Yavaş adımlarla ilerliyor ayaklarım.
Aklımdan geçiyor acı, tatlı hatıralarım.
Farkında olmadan pencerenin altına gelmişim.
Işığın açık, perdelerin çekili.
Yine daldın değil mi benden çok sevdiğin o kitaplara.
Kalk bir aralıktan bak dışarı ama halimi görme.
Ben kendimi gizlerim kuytu bir köşeye.
Senden sonra her şey değişti biliyor musun ?
El ele gezdiğimiz sokaklar, kaldırım taşı.
Köşedeki çiçekçi abla bile uğramaz oldu artık.
Bende senden kalan yarınlarla yaşıyorum işte bir şekilde.
Ama şimdilerde evinin yolunu unutmuş bir çocuk gibiyim.
Arayıp duruyorum seni hiç bilmediğim iklimlerde.
Geçenlerde inzivaya çekilmiş yaşlı bir amca ile karşılaştık.
O da anlamış olacak ki bana ne aradığımı sordu.
İlk göz ağrımı, kalp yaramı, belki de son umudumu dedim.
Hani o an yüzünü görsem sigara kendiliğinden yanacak.
Ama bilirsin ben sigara içmem.
Onun yerine özlemi yakıyor,
Bu satırları kurşun misali diziyor,
Kendimi savuruyorum işte.
Neyse ben gideyim artık.
Sen de dal kitabına.
Oysa ben çoktan dalmıştım,
Sarı sıcak siyah saçlarına.
©ikrar