Bir düş parıldadı küçücük ömründe.
Hayal meyal hatırladığım çocukluğumun,
Yalan yanlış fikirlerini zikrettim.
Arkadaşlarla toplanıp sürülen rakı sefaları,
Mezemiz olurdu dert yumakları.
Biz gülerdik gece ilerledikçe.
Kadehler kalkardı en başta "şerefe"
Azgın mehtap vururdu alınlarımıza.
Gözyaşlarımız hepimizin birer şelale.
Bir düş parıldadı kapkara gönlümde.
Çocukluğumdan kalan bir düş, bir rüya.
Özlemlerden öte, şekerden bir dünya.
Rakılar kalkardı şerefe her kadehte.
Her yudumda düşerdim o hülyaya.
Sazlar türkü haykırır,
Dostlar şarkılar bağırır,
Ben, sessizce demlenirdim o geceler.
Sabaha karşı bir keder düşerdi masanın orta yerine.
Her dost ağır ağır dem vururdu derdine.
Her dostun bir dünyası vardı içinde.
Kimi şekerden, kimi elemden.
Kargalar çığlık atardı,
Gün doğdu diye haykırırdı,
Üstümüzden bir yük kalkardı,
O hüzünlü rakı akşamları.
Bir düş parıldardı ırmak gözlerimde,
Ben, sen yağmur altında el ele,
O an ki ormanlar yeşerirdi kurak gönlümde,
O hüzün dolu rakı akşamları.
Tutmuşuz ömürleri ellerimizle.
Afrodit özenirken güzelliğine.
Kadehler dolardı sevginle,
O hüzün dolu rakı akşamları.
Bir düş uyandı çocukluğumun kanayan dizlerinde.
Bir ömür çürüttüm inanmadığım sözlerimle.
Düşman bellettim kendimi sevgilerle.
Gençliğimi yitirdim sarılma hasretimle.
O meşhur rakı akşamları bıraktım kendimi ölümlere.
Beyazlattım rakımı tuzlu yaş askerlerle.
Bir ümit ki sararıp soldu birlikte menekşelerle.
Ben, sustum ve dinledim, demlendim elem, kederle duble.
Bir nefer daha öldü gözlerimde.
Son er şehit edildi, son er can verdi içimde.
Sen de gidiverdin içimden geceyle,
O kederli rakı akşamları.
©bilaloruç
G