Huzursuz bir ruh, karanlık bir dünya,
Sensiz kalan ben, bir hiç, bir hiçlikten ibaret bu dünya.
Huzuru unuttum sen yok olunca,
Hüzünle kaldım baş başa, yüreğim yanunca.
Sönüverdi ışıklar gecenin karanlığında,
Banklar bile unuttu sohbetlerimizin tadında.
Kumrular yuva kurmuştu ağaç dalına,
O kumrular bile üzüldü perişan halime.
Gözyaşları daldan döküldü damla damla üzerime,
İsmim bir meczup diye anıldı senden sonra.
Nakarat:
Huzuru unuttum sen yok olunca,
Hüzünle kaldım baş başa, yüreğim yanunca.
Sönüverdi ışıklar gecenin karanlığında,
Banklar bile unuttu sohbetlerimizin tadında.
Bir bekçi sesi yankılanır şimdi kulaklarımda,
Sensizliğin verdiği esaret var yüreğimde.
Kesildi sohbetlerimiz, martılar da uçup gitti,
Leş kargaları kondu sensiz kalan bedenime.
Nakarat:
Huzuru unuttum sen yok olunca,
Hüzünle kaldım baş başa, yüreğim yanunca.
Sönüverdi ışıklar gecenin karanlığında,
Banklar bile unuttu sohbetlerimizin tadında.
Sahil bankları meskenim oldu bu çaresiz bedende,
Başladığı yerden bitecek son nefesim bu hüzünlü tende.
Hırçın deniz dalgaları vurur gönül duvarıma,
Yıkık yıkık, perişan halde kaldı yüreğim sana kırgın.
Nakarat:
Huzuru unuttum sen yok olunca,
Hüzünle kaldım baş başa, yüreğim yanunca.
Sönüverdi ışıklar gecenin karanlığında,
Banklar bile unuttu sohbetlerimizin tadında.
Gözyaşlarım dargın, ışıklar çoktan söndü,
Hayatım oldu hepten karanlık, umutlarım birer birer söndü.
Aşık bir sevenin geride kalan acısı,
Yıkılmış umutları, yüreğinde kalan sonsuz öfkesi.
Nakarat:
Huzuru unuttum sen yok olunca,
Hüzünle kaldım baş başa, yüreğim yanunca.
Sönüverdi ışıklar gecenin karanlığında,
Banklar bile unuttu sohbetlerimizin tadında.
Gör bir başına kalmış perişan halimi,
Leylasız kalmış bir Mecnun gibi, boynumda künyemle.
Ne hale geldim ben sensiz, gör artık ne haldeyim,
Sensiz kalan ben, bir hiç, bir hiçlikten ibaret bu dünya.
Nakarat:
Huzuru unuttum sen yok olunca,
Hüzünle kaldım baş başa, yüreğim yanunca.
Sönüverdi ışıklar gecenin karanlığında,
Banklar bile unuttu sohbetlerimizin tadında.
©hasanbey.
H