Ali, Allah'ın arslanı, göklerde nurdan bir sancak,
Zulmete karşı bir kalkandır, mazlumların umut şafağı.
Düldül atı ile cihad meydanlarında,
Hakkı savunur, batılı yıkar, gökleri titretir kahramanlığı.
Zülfikar'ı elinde, ilahi bir güç ile,
Haktan şaşmaz, eğilmez, nefsine asla yenilmez o yüce delikanlı.
İslam'ın bayrağı dalgalanmalı her yerde,
Esaret altına girmemeli bu kutlu din, sonsuza dek var olmalı.
Ali, Muhammed'in sırrına vakıf, ilim şehrinin kapısı,
Zülfikar'ın sahibi, Peygamber'in sancaktarı o kutlu kişi.
Tevhid meşalesi aydınlatır yeryüzünü,
İslam'ın hizmetkarı yakar zulmü, adaleti getirir her köşeye.
Karanlık tağutlar yıkılır onun eliyle,
Zulüm üzerine kurulmuş saltanatlar yerle bir olur, adaletsizlik son bulur.
Hakkın gücüyle ilerler, yılmadan yorulmadan,
Oğlum, sen de onun izinden git, şaşma sakın hak yoldan.
Akıllara durgunluk veren bir güçtür onda,
Haktan gelen bir kuvvet, yüreklere şevk veren bir aşk.
Cihad sevgisi oturmuş kalbine, İslam için canını feda etmeye hazır.
Hayber kalesinin kapısını söküp atar, kahramanlığı destanlara konu olur.
Çakal sürüleri korkuyla bakar ona,
Arslanın kükremesi yankılanır cihanda, zulmü yıkar adaleti getirir.
Oğlum, sen de onun izinden git, yılmadan savaş,
Hakkın yolunda yürü, asla pes etme, zafere ulaş.
©hasanbey.
H