Oğul babanın sırrını bir kez daha gözler önüne serdi,
Yahya, Zekeriya'nın mübarek parçaları gibi parçalara ayrıldı.
Her bir parça, babası gibi Allah’ı anarak yüceldi,
Yahudiler arasında bir âdet oldu, peygamberlerin hatıra olarak alındığı.
Zekeriya Peygamber’imden sonra, Yahya'nın da bedeni parçalara bölündü,
Hatıra olarak her biri bir şehirde anı olarak sergilendi.
Mübarek başı, Şam’ın nasibine düştü,
Her parça bir yere taşındı, bir ömre dair anılar gibi saklandı.
Yahudi elleri, kutsal bedenleri parçalarken,
Kaderleri de parçalara ayrılmayı yazdı,
Her bir parça, bir yola, bir ülkeye sürüklendi,
Dünyanın her köşesine dağıldılar, hiçbir zaman bütün olamadılar.
İlahi sır, bütünlüğü bozan bir emir sundu,
Kutsal parçalar, tefrika içinde savrulmuştu.
Her parça, bir şehirde, bir halk arasında hatıra olarak kaldı,
Ve Yahudi milleti, parçalara ayrılmışlıkla damgalandı.
Her parça, bir kutsallığı, bir bütünlüğü taşırken,
Tefrikayı, ayrılığı, bölünmüşlüğü simgeliyordu.
Yahudi milleti, tarihin acımasız yüzüyle,
Parçalara ayrılmayı, ayrılığın simgesi olarak yaşadı.
Zekeriya ve Yahya'nın kutsal parçaları,
Birer sembol haline gelmişti, bölünmenin, parçalanmanın,
Ve Yahudi milletinin kaderi,
Parçalara ayrılan bir mirasın, bir tarihin yankısı oldu.
Bu parçalar, yalnızca fiziksel değil,
Ruhsal bir ayrılığı, bir tefrikayı da gösterdi,
Her bir parça, bir ayrılığın, bir kırılmanın ifadesiydi,
Ve Yahudi milleti, bu ayrılıkla tarihte bir iz bıraktı.
Kutsal bedeni parçalayan eller,
Kendilerini tarihin parçaları arasında buldu,
Her bir parça, bir ömre dair anı,
Ve Yahudi milleti, parça parça sürüklendiği dünyada,
Kendi içindeki bütünlüğü kaybetmiş oldu.
©hasanbey.
H