D

İçim Kasvet Ve Hüsran Dışım.

Sonradan adını koymalı, damgalamalı bir kurşunun çekirdeğini.
Vatkalı gömlekleri saatlerce kolalamalı, müstehdamın en gözde kölesi
Uyandırmalı ve uyansın da ölü toprağın bedeninde, çıngıraklı yılan sesleri.
Uyandırmalı ve uyansın da şeker bayramına uyumusuz selamın neşesi.
Ya sen, sen alıyor musun kokuyu?
Çıkarmaya çalışıyorum adını, hamaset diyor yanımdaki.
"Sus" diyemedim oysa, "ben de bildim" diyemedim.
Oysa ben sormuştum, ardınada"benimle konuşman canımı yakıyor"diyemdim.
Anlamsızlıklar karıştı elime, mananın düzeni bırak öyle kalsın dedim, ayağımdaki cizlavite
Halı yıkıyoruz oysa yine, içine su doldukça vıcık vıcık sesler çıkartıyor.
Vıcık vıcık olmuş hayatın, kirini pasını araba fırçasıyla çıkartmaya çalşıyorduk
Zavallıydık oysa hepten ve hepten tersine gidiyorduk hayatın.
Bir ses var "al şu parayı çiklet al, gezmeye gidelim" diyor beyefendinin biri.
Aklımda hep çocukluğum, çizgifilmi teyibin kaset bandına sarmışlar o da gevşemiş gibi
Elimde gibi çokça ve saman savuran patos bacasına *****mış gibi, çıksam mı kalsam mı?
Buğday başağında savruluyor çocukluğum, biliyorum dedemdi o beyefendi.
Bir gökgürültüsü, bir şimşek gönder Allahım.
Duamın kabulünü, saatin başında bekleyeceğim söz.
Yağmur damlası cama vursa benden müstesnası yok.
Yer kızıl gök aydınlık, içim kasvet ve hüsran dışım.
Özledim, ama bakma içimde matemden karun hazinesi...
Baktıkça baktım bana davetkar bakan açık camdan.
Bir düğün gecesi, kuytuda bir şeyler yazan cansız birisi.
Sormadan adını koymalı, damgalamlı bir kurşunun çekirdeğini.
©dünya_