Gök yüzüne perdeler çekili verdi...
Her yer kara bulutlara boyandı...
Güneş o güzelliğini kaybetti...
Hasret dolu esen rüzgarlar diniverdi...
Delice akan ırmaklar,denizler duruverdi...
Sevinçle uçuşan kuşların biz için hiçbir anlamı kalmadı...
Geceleyin parlayan yıldızların dahi bir anlamı yok bundan sonra...
Herşey farklı bir anlam taşımaya başlamıştı...
Sev dedin sevdik,sevdiğimize ölümüne gönül verdik...
Aşk'sa aşk sevmekse sevmek buyur işte koca yüreğimizi ayaklarının altına serdik...
Sevdalandığımız kişi ise bizi bir ağacın yaprağı gibi soldurup kalbinden döküverdi...
Aşk ile yazılmış bu benliğimizin,üstüne hiç yaşanmamış gibi bir kalem ile çizi verdi...
Hani derlerya işte bu!Bu sevdalar hiç tükenmez hiç yaşlanmaz diye...
Onun ne sevdası vardı,nede aşk'ı...
Çünkü sevmekten korkan insanlar kendilerini her zaman demir parmaklıklar ardında hapsedilmiş gibi sanırlar...
Kalbinde ateş gibi yanan ,yer yüzüne korgibi düşün sevdaların anlamını bilmezler...
Gök yüzü bana neden bu kadar karanlık,herşey neden bana bu kadar anlamsız geliyor biliyor musunuz?
Cevabını ben size vereyim:Çünkü benim kalbimin içi aşk sevdasından dolayı yangın yeridir de ondan bana gökyüzü karanlık herşey anlamsız geliyor...
🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹🌹
©pirsultan
Ş