NOT: Yoğun iş tempom nedeniyle yeni konsept gereği beklenen bu yazıyı yazmak ve siz değerli şiir sevdalılarıyla paylaşmakta geciktiğim için özür dilerim.
Yaşadığımız toplum içerisinde her insanın kendi dünya görüşüne göre şiir için bir tanımı vardır. Şiir, kimine göre aşkı, ayrılığı, kavuşmayı, hüznü vb. nice duyguyu ifade etmektir. Kimine göre ise topluma bir nasihat ifadesi içeren kendi fikirlerini aşılayacak bir vasıta olarak görür şiiri. Kimilerine göre kelimeleri bir kilim dokur gibi ilmek ilmek dokumaktır. Bunun gibi nice tanımlamalar yapılmıştır ve bu tanımlamaların hemen hepsi kabul edilebilir niteliktedir.
Benim nazarımda ise şiir, yukarıda saydığım tüm özellikleri ifade eden bir kıvılcımdır; insanların kendini ifade etmesi için kullandığı, belli kurallar ve düzen içinde yazıya aktarılmış iletişim biçimidir. Ayrıca, Yüce Allah (cc.)’ın mahsus sıfatlarından ”tekvin” sıfatının karşılığı olan ”üretmek, oluşturmak” sıfatı kendisine ihsan edilmiş olan insanın soyut manada bir fikir, eser, şiir vb. ortaya çıkarma güdüsünü taşımasıdır. Nice insanlar onlara bahşedilen bu yeteneklerinin farkına varamadan yaşayıp giderler. İnsanoğlu ilhamını akıl ve gönül tezgahında zeka ile kilim gibi ilmek ilmek işleyerek onu madde kalıbına sokar ve gözün görebileceği bir eser meydana getirmiş olur. Bu insanın kendisindeki yetinin farkında olmasıyla meydana gelir. Eğer insan bu yetisinin farkında değilse ilham ışığı tükenmeye mahkumdur.
Ömrünüz şiirler kadar uzun olsun.
Saygı ve sevgilerimle
Burhan KURT
G