bugün hava yağmurlu ve soğuk
ıslanıyor heryer kaldırım taşlar
rüzgar ve kudreti esip kavuruyor
yine saplandı ay bulut seyrinden
birazdan dağılır gecenin sabaha
kavuştuğu gibi dalgın sessiz gece
sanki yıldızını özlüyor gibi bıraktı
yere zaman belli ediyordu kendini
o an işte denizler nehirler dereler
dolup taşıyordu susamış toprak ta
doğuyor du bir yanı mız ölü beden
can aldı vakit güneşin ufkunda
vuruyordu yüzüme aydınlık gibi
söner karanlık yalnız muhabbet
dilde olmaz gönül konuşur aslına
dönsün dünya mavi gözlerimizde
aradığımız huzur gibi ışıldayan o
gülüş ve ten dokunduğum elimlen
can olsun umut düş vesaire hayal
içimizde hiç sönmesin istiyorum ki
aşk bizim kavga bizim isyan bizim
basılan her adım özgürlüğün sesi
an gelir gelmez ömrümün yarısı
viran paramparça ve olmayacak
kadar bulutlar seyrinde kalınca
acıların tarifi bir son nefes gibi
yakıyor her çekişte puslu havayı
sisli yapan kurşun namluda bilem
kendi belli eder gökyüzü heybeti
ile karanlık özlem ve isyan doldu
yürek paramparça ve gidenler de
birdaha dönmez di sustu içimizde ki
ölü düşler hayat ömrümün hırsızı
ve can pazarı vakit dar ağacı
özgür düşünce kimi uzayan bu
yollarda yıllarda esir kendine
zulüm ediyor kalbi can çekişir
mahpus damlarında gardiyan
bir demir birde parmaklık lar
duvar zaten konuşmuyor burda
herşey suskun gibi afiften bir
yağmurun sesi geliyor kulağıma
rutubet Paslı bir çivi saplanırdı
her acının zulmüne boyun eğmez
Firari gecelerin avluda cehennem
nazım Hikmet düşler toz pembe beyaz
mum yatsıya kadar yanar derler bize
ne güzel günler bıraktım ardımda ah!
sonu gelmeyen pişmanlık lar gün olur
ikimizi yakar ölüm ne demek diye ah!
sordular bana derin uykuya yattığın
an zaten ölüsün kopar sın biran için
bırak yadırgamasın düşler bu yerini
gün doğsun güneşli yarınlara hoşçakal!
ŞAİR CİHAN ŞENTÜRK )
C