-Ne için içilir, neden öldürür insan kendini
-Yaşamayan ne anlar, o insan içmeden ölmüştür çoktan.
Yaşadığı acıyla, kendisinden dahi vazgeçtiği anda
-İnsan bu, neden yaşayamaz. Acıya katlanamaz mı ki
-Bazen öyle acılar olur ki, o acıdan kaçamazsın. Sanki her şey o acıyı anımsatır. Yok eder bir anda seni. Elinden her şeyini aldığı gibi, benliğini de alır gider, beden kalır sadece, kurtulamazsın.
-Peki ya, insan neden bu kadar zayıf
-İnsan zayıf değil, zaten zayıf insanlar bu acıya layık değil. Ama bu acı öyle bir güçlü ki, insan bu acı yanında çaresiz kalıyor.
-Peki ya acıya direnen hiç oldu mu
-Elbette acıya direndiler, bazıları ise intihar etti. Ama direnenler de yaşayamadı ki, yaşarken öldüler, bir kez değil, her an öldüler.
-Peki ya sen, sen öldün mü
-Ben de öldüm, öyle bir öldüm ki, ben bile anlayamadım, inanamadım. Bana bu acı değil, en sevdiğim kıydı, acımadan, anlamadan.
-Neden kıydı sana, o kadar sevmene rağmen neden acımadı
-İnsan gariptir, erkeği şeref yoksunu, kadını ahmaktır. Herkes kendi mutluluğunu düşünür, düşünmeli de zaten. Ama kadın kendi mutluluğu sandığı şerefsizi sevdi, ve *****lığıyla hem kendine, hem de bana kıydı. Öyle bir kıydı ki, her zaman, her an hissettim bu acıyı, unutturmadı .
©elimyazar
E