Sen yanımda değilsen
Rüya görüyor olmalıyım
Bu sıcaklık ve beyazlık
sensizliğim olsa gerek...
Cesetler geçiyor içimden
Soğuk cesetler
Kendime rastladığım morglar buluyorum
Sokak köşelerinde
Çıkmaz bir beden
Çelimsiz panik hali var yüzünde
Çabucak kaybettiğim
Sabırlar dilerken merhamete aç
Pansumana muhtaç yaralara
Ezilen azınlığın kardeş çocuklarına ithafen
Kalabalık halklarla binaen
Akıl ile kalp hizasında artçı deprem
Sömüren insanların gaddarlığına hitaben
Biraz kalp diliyordum beni bulduğunda
Vicdandan yoksun sağırlara bulaşmış Öfkeye kastederek
Öyle ki, hasretten soyutlanmış gurbet gelinlerine
Aşk dili-mli-yordum dilim dilim kırmızı gelinciklerle
Satırlarla cümleleri doğrayıp somutlayana dek
Heyecandan yoksun kalabalıklara telaş diye direttim
Çok sonra geçmiş bir zaman diliminde
Sıkıcı günlerin ıssızlığına istinaden
Dostluk diledim
Bayram bahanesini bekleyen küskün yalnızlara
çok istedim
Çoktan daha çok bir şey bulamadım
Barıştan daha güzel bir his büyütemediğim gibi
Hüzün açlığı çeken şairin
Şiirdeki sağanak yağmuruna
bulut...
Buhran buhran bulut
Şimşekler çaksın istedim
Yıldırımlar düşsün düşüme
damarlarımı yarsın
Dağları yaran ırmaklar gibi
Kanatsın nasırlı kederlerimin bileklerini
Kelebek kanatlı saydam aşkların
Güneşe yolculuğu sürüyordu
Beklenilen kalbin yurdunda
Dağlara yemiş taneleri
Dağlara çiğdem saklı düşlerin
Dağlara meneviş soluğu utangaç gülüşlerin
Ben gecelerde yaşıyordum
Ölmeye niyeti olmayanlar kadar açtım karanlığa
Kalsın istiyordum
Cehennemlere bağrında ateş biriktirenler
Gözlerinden siyah kuşku fışkıranlar
Buraya değsin, tam solumdaki ağrıya
Kaderini ağlatsın, yarsın ıssız günlerin geleceğini
Adam olmak kimi zaman
Aklını kalbinle asmayı gerektirir
Mantık ipliklerini boğazına geçirebilmeyi
Bundan sebep
İstiyordum ki cancağızım
Assın birileri
Kendini feda edip
Yaşamak uğruna
Hatta ölmek için
’Canların canı’ diyordu
Sultanların sultanı!
Canıma kastı varmış gibi
İlk kez
Belki böylesine çok kez
Soluk gamzelerim tebessüm etti titreyerek
Uyandım
Soluk soluğa
Güneş adının baş harfleri gibi
Gülümsüyordu
Parantez, soru işareti ve yine parantez
Boşluğa yuvarlanan bir sıkımlık nida gibi
Üzerime yüklenerek
Devrilirken savaş vagonlarım
Hür ve tek
Bugün her şey senli olacak
Uzak ve acı / yakın ve tatlı
Bir mizansene öykünerek...
©_baran_
B