P

içsel konuşmalar

Üzerine bulaşan külleri uçurum ağzımın,
Boyuyordu seni siyaha.
Sen, değme nazarlardan uzak bir rüyanın tam ortasında ;
Yatağında bir sağa - bir sola dönüyordun, (uzandım…)
Sakıncalı laflarla öpüşüyordum, 
Ayıp gözlerim 
En mahrem yerlerinde durup, soluklanıyordu. (seviştim...)
Cebimden en doyulmadık, 
En duyulmadık ,
En soyulmadık kelimeleri çıkarıp koyuyordum yastığına. (utandım…)
Yürüdükçe kendi adımlarımı siliyordum.
Ayak izlerim kadehine damlıyordu .
Oysa sen bu sessiz gölgeyi 
Tanımıyordun (kızdım…)
Saatimin zembereği yoktu.
Bütün saatleri ölüme kurmuştum .
Ne kadar zamandır uyumaktaydım?
Yoksa zaman mı uyumaktaydı? (yoruldum…)
“ya adım düşerse bir gün dudaklarından üşür mü? ” 
diye soruyordum.
“evet” ve “hayır”lara sığdırılamayacak kadar 
Büyük cevaplar istiyordum senden .
Sonra sıkılıp 
Kendime söylenecekler listesi yapıyordum habire! (sildim…)
Sanırım ters yüz edilmiş bir yaşanmışlıktı benimkisi,
(bir ters- bir yüz).
Üzerimde iyi durmuyordu. 
Elinde namlu beni düşlüyordun (vuruldum…)
Yüzümden dökülüyordu zaman, 
Aktıkça göz çukurlarımdan, 
Yarılıyordubir ninninin sıcak karnı. 
Feryat-figan hazan düşürüyordum (yaşlandım…)
“Ya benimle danset” 
Ya da bırak 
“Kendi kanımda boğulayım” demiştim sana 
Ağrılı sözlerle...
Ah! 
Müzik bitti -sen sustun- ben  öldüm...