İki hücreli bir mapusun içine düşmüşüm
Duvarlarda çentik yıldızları ordusu
Yerde bir soğuk bekler aç kalmış
Ranzamda eskimiş kaç hayatın kokusu
Saymakla dil yorulur günleri gereksiz
Kabullenmek gerek uçar mı kuş kanatsız
Belki de pencereden giren bir kelebek,
Anlatacak maviyi,yeşili hem de fırçasız
Adımlarla büyüyecek içindeki adam
Çocukluk küsecek bu dört duvarlara
Vazgectiğin anlar olacak birden delirip
Annenin okşaması dokunacak yakaza
Sevda mevda yalan işte tekliğin dibi
Sevilmemenin ittiği çukur tam burası
Baştan aşağı çamur ve günah doluşmuş
Arada bir kaç tane masum fukarası
Pişmanlık duyan var, duymayan da
Yaslanıp duvara of dağlarına yükselen de
Herkeste bir hikaye ağlatırken gülümseten
Hani güldürürken sonunda sövdüren de
©sensey_lek
S