U

İKİ OĞUL

Bir adam elli dört yaşında
Çok şey yaşadı geçen yıllarda
Az güldü çok ağladı hayatında
Her soru vardı hayat imtihanında
Bir adam elli dört yaşında
Ömrü geçti ekmek kavgasında
Gözü olmadı handa hamamda
Bilirdi her bela haram lokmada
Bir adam elli dört yaşında
Dikenler batmıştı hayat yolunda
Sadece Cananı  vardı yanında
Yoldaşıydı yaşam savaşında
Bir adam elli dört yaşında
İki oğlu oldu otuzlu yaşlarında
Daha güçlüydü dünya karşısında
Artık  bir baba olmuştu bu yaşamda
Bir baba elli dört yaşında
Mutlu ve huzurluydu ailesi yanında
İki oğlu vardı dünyayı taşırdı sırtında
Umudu ve hayalleri vardı yarınında
Bir baba elli dört yaşında
Çok çabuk geçti yıllar biranda
Şimdi hayallerini kurduğu yarınlarda
İki oğlu delikanlı yirmili yaşlarda
Bir baba elli dört yaşında
Kaderi bırakmıyor hep yakasında
Kar yağıyor güvendiği dağlarda
Baykuşlar tünemiş tutunduğu dallarda
Bir baba elli dört yaşında
Umutları, hayalleri olsa yalanda
Onun için artık olmasa yarında
Evlatları vardı hep duasında
Bir baba elli dört yaşında
Yorgun ve bitkin bedeni hasta
Onun aklı fikri yine evlatlaında
İki gözünün nuru ona nar olsada
Bir baba elli dört yaşında
Güldürmedi yüzünü evlatlarıda
Yıkıldı koca çınar en sonunda
İki oğlunun eli balta sapında
Bir baba elli dört yaşında
Yalnız kalmış göz yaşlarında
Sadece yine Cananı var sol yanında
Ne iki oğul ne dost yok yanlarında
Bir baba elli dört yaşında
Gözlerini kapadı günün sonunda
Tabutum taşınsın ellerin omuzunda
Vasiyet yazmış yanındaki kağıda
İbrahim Ufuk Emeahoğlu 
11.07.2024
©ufkum