E

Ikı Yabancı

Sen beni tanımadan sevdim seni ben...
Kaçışmaların, kovacamaların arasında...
Sevdaya uzanacak bir tanışıklığı
arzularken...
Belki, iki başlangıcıydık biz baharların...
Ya da...
İki yabancısıydık ayrışan yapraklar gibi...
Rüzgarlara boyun eğen yaprakların...
Sevmeyi bilemeyen...
Gizli saklı işlerle...
Hep ama hep cebelleşen...
Ama... Sonunda maskesi düşen... 
İki yabancı...
Ne sen açılabildin doğru dürüst bana...
Ne de sana ben...
Bir sevda kararlaştırdık bilinmezliklerde...
Birbirine...
Gittikçe yabanileşen...
Yelkeni kendiliğinden çözülen...
Oysa...
Doyamamıştık, ikimizde...
Yürütemediğimiz can alıcı bakışmalara...
Akan zamanı durduramazken...
Yitik duyguların esiri olduk...
Her şey bir masal gibi güzelken...
Ve eşsizken...
Belki de erişilmezken...
Sevginin tadına varamadık biz...
Biliyor musun? Senden geriye...
Hüzünlerin dehlizlerine sakladığım...
Siyah beyaz bir fotoğraf kaldı bende...
Neydi bizi birbirimize çeken...
Ya da bu kadar geçmişi özlettiren...
Neydi...
Söyle...
Biz sevda çamuruna batan iki  yabancı olarak
kaldık hep...
Doğru dürüst sevmesini bile bilmeyen...
Biz yalnızlıklara kaldık...
Ama yine de tek...
Birbirini özleyen...
©ebrulimsi5