Tanış olmazken tipine bakarlar kimsin diye yok.
Yakışıklımısın diye kontrölden geçirirler seni baştan.
Ama iç güzelliği arka planda bekliyor bir zamanla.
Dış vücuta bayılmışlığı vardır bir çok kızların.
Kalan elbet onlar için boş-beleş şeyler o zaman.
Aşık olmuşken iç sesi değilmiydi bağlılık yaratan?.
Peki neden tip o zaman?. Yoksa solub gideceğimiz bir küçük dünya için abide gibi hep kalacakmıyız?.
Hararetli sevgiler güneşten doğular sabahlar açıldığı gibi.
Ayrılıklar ilk sonbahar yağmurlarını hatırlatır, uzun süreli ama dönüşü olmayacak bir şekilde.
Kalıcı değiliz bu hayatta nasıl yaşamımızdan asılı olmayarak.
Bir zamanlar mükemmel vücut yapan erkekler eskisinden iyi formada kalmayacaklar.
Fit bedende dolaşan, al yanaklı kızlar.
O ağaç gibi kurumuş yerinizde otlar sararacak.
Triplere boğulmuş tanışlıktan bunalmış çiftler.
Bu kadar çaba sarfı kendini düşürmektir.
Adam gibi seveceğiz derken bin tür moda girmeyi değil.
Vücudumuz topraktan boy atan gül gibidir.
Zamanındaysa çiçek gibi solacağını bir düşün.
İlişki başlangıcında iken olan iç dünyanızı parlatmaktır.
Mutlu olacakken geriye sadece hoş hatıralar kalacak ebediyetde ise kuru bir vücut.
Sevgini pay kılan aşk, sadakati doğrulayansa sadece güvendir, bağlarını hissettirebilmek ise seni tanıya bilene bağlı...
©gönülyazar
E