On sekizim bahar, yüreğimde bir söz,
İlk göz ağrım, ilk aşkım, son sevdiğim sensin, dedim o gün.
Ne şiir yazar ne okurdum, ta ki seni görene dek,
Kalemimden dökülen ilk mısralar oldu senin için.
Beynimde, düşüncelerimde, her nefesimde sen vardın,
Canımda, kanımda, zihnimde, gecemde gündüzümde sen vardın.
Seni ölesiye sevdim, sevda fedakarlık isterdi,
Ne başkasına baktım, ne de sevebildim başkasını.
Bir ilahi söz okudum bir gün, teslim oldum kadere,
"En sevdiğin feda edilmeden olgunlaşmaz iman" dedi kelam-ı ilahi.
Ve sen benim en sevdiğimdin, canımın parçası,
Resmini yaktım sobada, aşkın ateşiyle yandı yüreğim.
Ben yanarken sen başkasına gittin,
Sana bakmaya kıyamazken ben, resmine kıydım acımadan.
Gençliğime, kalbime, aşkıma kıydın,
Karanlığa büründü aydınlık günlerim, zemherike döndü baharım.
Soldu çiçekler, döküldü yapraklar,
Geriye kaldı vatan borcu, peygamber ocağı.
Uzak düştüm senden, kopamadım sevgimden,
Çıkaramadım seni zihnimden, atamadım kalbimden.
Bir elektrot gibi işledin yüreğime,
Senden kopamadım, seni düşüne düşüne eridiğim güne dek.
Aşkımın derdine derman bulamadım,
Devasız derde yakalandım, mahkum oldum sana ve aşka.
Şükrettim Allah'a, isyan etmedim kadere,
"Hüsnü kabulümdür baş tacım" dedim her daim.
Yaprağın dalından düşmesi de Allah'ın izniyledir,
Hastalık bedenime ziyan olsa da, ahiretim için bir ihsandır belki.
Böyle teselli ettim kendimi, hep hayırlara yordum her şeyi,
Kaderim buymuş dedim, gönlüm seni unutmasa da.
Hakkımı Allah'a teslim ettim, sabırla bekledim yarını,
On sekiz yıl sonra bile hala ilk aşkım sensin yar, unutmadım seni.
©hasanbey.
H