Biz son zamanlarına yetiştik imecenin.
Düğünlerde odun imecesi yapılırdı.
Mahallenin gençleri üç beş guruba ayrılır.
Hizmet ederlerdi düğün evine.
Bunun karşılığındada gelin alımı günü,
Gençlere verilen siniyi(tatlı kabı) alırlardı.
Guruplar birbirleriyle mücadele eder.
Hangi gurup galip gelirse onlar yerler siniyi.
Bu mucadeleler taşlı sopalı olurdu.
İşte beğenilmeyen tek yönü de burasıydı.
Aslında hangi gurup daha iyi iş yaparsa,
Ona verilmeliydi sini tatlısı.
Buna da mahallenin ileri gelenleri karar vermeliydi.
Ozaman istenmeyen olayların,
Önüne geçilmiş olurdu belki.
Yaralanmalar olmazdı.
Guruplar; ,lideri ve beş on kabadayıdan oluşur.
İmece başka hallerdede olurdu çatma ile dövülmeyen darılar da da olurdu.
Gurup toplanır filanın darısını dövmeye gideceğiz denilirdi.
Orada darı göbelekleri lobutla dövülürdü.
Lobut; ağaçtan yapılan uzun ve kalın sopaydı.
Tempo tutarak koro halinde dövülürdü darı.
Bazen biri güzel bir türkü söylerdi.
Eğer çatma ile dövülürse darı,
Dört beş hayvan yan yana bağlanarak oluşurdu çatma.
Çatmadaki hayvanların ağzına küçük sepet geçirilirdi .
Darıyı yiyemesinler diye.
Arkalarına da leğen tutulurdu.
Dışkılarını darının üstüne yapmasınlar diye .
Güç bele dövülürdü darı.
Ondan sonra kozalakları ayrılırdı.
Taneler ve tozu ağaç kürekle savrulurdu.
Labutla dövülen darı;
Gençler dövdükten sonra, darı sahibinin pişirdiği etli aşı yerlerdi.
Etliaş; tek tük kesilen horozdan yapılırdı.
Tavuk kesmezlerdi hiç,yumurtlasın diye.
Kesilen horoz da bir ev için üç beşi geçmezdi.
Eğer kesememişlerse horoz ,tarhana kararlardı.
Buna benzer güzlük yemekler yapılırdı.
Bekir Hasyavuz
©hasyavuz
H