İnanmıyorum üstadım.
Kağıdı ıslatan yaşlara,
Deftere vurulan başlara,
Ölünün ardından ağlamaya inanmıyorum.
İnanmıyorum sonu gelmeyen vedalara,
Sözlerden kurtulamayan vedalara,
Şiirlerden öte gitmeyen sevdaya,
Gönülsüz verilen kararlara inanmıyorum.
İnanmıyorum unutulmayan insanlara,
Ben de söktüm çiçeklerimi,
Taşla ezdim köklerini,
Kurak bahçeleri sulamaya inanmıyorum.
İnanmıyorum, uzatılan elime gül koyuldu.
Hisler çırılçıplak soyundu.
Sanma ki geceler sadece oyundu,
Kazananla kaybeden bir olmaz, inanmıyorum.
İnanmıyorum çekilen acılara,
Mecnunun yalnızın halinden anladığına,
Gidenle kalanın bir olduğuna,
Kıyıdan izlemeye benzemez, inanmıyorum.
İnanmıyorum bildiğine,
Günün birinde bilmek istediğine,
Bu yürek seni hala ne vakit hisseder,
Senin de onu hissettiğine inanmıyorum.
İnanmıyorum feda etmeden kavuşmaya.
Fedalar verildi, sen benden geçmişken.
Arkada, üstüne basılmış yürekler varken,
Omuz ardından bakan gözlerdeki acıya, inanmıyorum.
Sana yetmediğime inanıyorum.
Kulaklarımda son sözün,
Ve hafızamdan silinen yüzün,
Rüyalarımda arkasından koştuğum,
Bir eski dostuma inanıyorum.
©
A