Hani, sabah oldu mu serin serin eserdi,
Rüzgâr, tâ ötelerden ötelere eserdi.
Hani, soluğumuzu kuş sesleri keserdi,
Ruhumuzun içinde rıhtımları keserdi.
Bir sabah, bir uyandım, uyanmasaydım, dedim.
"Ben nasıl bi' varlığım, yaşamadım; ölmedim!"
Denizlerce kumlara batırdım hislerimi,
Kıstım ve sır eyledim bendeki seslerimi.
Bir sabah, bir uyandım, ah, uyanmaz olaydım!
Dünyaya meyildense, toprak olup solaydım!
Kâh içimde anların nedâmeti haykırır.
Kâh dışımda seslerin uğultusu haykırır.
Bir yolda yürüyordum, başım öne eğikti;
İhsan şuuru değil, tasannûya yenikti.
Bitti pilim, kalmadım, boşta bile dolmadım,
Ben hiç hakîkî bir kul olmadım, olamadım.
"Bende şüdem!" diyerek haykırmayı isterim.
Efendim, kusurum çok, acep çok mu isterim?
Bak işte, söz kalmadı, dilimde mecâl de yok.
Dilde istiğfar.. amma görünürde bir şey yok...
Arz-ı hâlimi yalnız Sen bilir ve görürsün.
Başkasına gerek yok, Sen her şeyi görürsün.
N'olur, bu mahlûkunu Sana kul kabul eyle.
N'olur, beni de kurtar, kurtar ve insan eyle...
©lahuting
V