A

İşaret EttiğimYer Kadar Yakındır Boğulmak

Halbuki aniden gelmeyen bir ölümün acısı dili yakar yalnızca
Dediğim gibi olmamış olsaydı acı
Kimseye yetmeyen ve azlığı tatlanan bir yemek kalırdı sofrada.
Şimdi herkes nasıl da karnı tok sırtı pek iniyor uykunun derin ve karanlık kuyusuna.
Kaç kişi el verip kuvvetten doğan birlikle örüyor duvarları dipten başalayarak,
Adamın elini enlemesine tutarak adem elmasında götürdüğü hizaya.
Burada işte,'işte buraya kadar' der gibi yakındır boğulmak.
Şah damarına,kavuşan üç parmak kadar ancak uzak.
Hamallığı -ki herkes gerçekte hamalıdır söyleyemediklerinin-
Sırtta duran zarif ve ipeksi acılardan pekliği giyinip giyinip soyunmak.
Bir lokma daha olsa çatlayacak bir bayram sabahına oruç
Bilirsinizdir ki evvelden beridir yasak.
Ve elbette sarılınca ona, imkansız olmuyor bu apansız gelecek uykuya usul usul varmak.
Evet doydum. Ve dipsiz ve karanlık bir kuyudayım,
Yukarıda sözünü ettiğim mahalde,
İşaret ettiğim yere kadar doluyum.