Girdiğimde o sokağın ucu görünüyordu...
Öylece yürüyordum...
Şehir sakindi,sorun yoktu .
Bir gece kitaplarımın arasından,
Zifiri bir düşman düştü üstüme...
Rüzgarın tokatladığı evler yaktı mumu...
Önce buğday tarlaları tutuştu...
Sonra...
Kanatlarına ulaştı çığlık, kuşlar kaçıştı
Karanlığın gözleri aya baktı kasvetiyle.
Kanla doldu kadehi şeytanın , gülümsedi zaferiyle...
Zaman durmuştu, güller solmuştu...
Sabah vakti,ağır aksak geldiğinde...
Dondu kanım, çekildi iliğim,
Kaldı ufuk çizgisinde ...
Parçalandı saçımdaki örükler.
Uçurumdan,atılmanın etkisiyle...
...
Kabus içinde rüya bu geçmişimi anlatan...
Şimdi olmuş yüzüme bakar halen,
O iblîsî şarlatan...
Güçlenişimdir, gülüşümdür gözüne batan...
Saygım var benim bana,budur beni ben yapan...
Evet büyüdüm ama dünya hep aynı,
Omuzlardaki yük, gittikçe ağırlaştı...
Kalemim kelime doldu satırlara yatırdım...
Dilime şiir sordu, sırlarımıı anlattım...
Kaybettiklerimin ,kazandırdıklarıyla
Geçmişime ,
şöyle bir baktım,
Kayda değer hiç bir şey bulamadım ...
Anladım , koşmalar konuşmalar boş,
Atılan ölümcül oklar sarhoş...
O gün...
Mideme saldıkları borudan,
Ilık sular aktı, yaktı ...
Çünkü...
Ucu görünen sokağın sonu bataktı.
.....
Uyandım yıllar sonra, sarıldım bana...
Eğildim dedim ki kulağıma...
Vurulan kelepçeyi kabullenmeye çalışırsan.
Kopar başın,kanar bileğin,ona alışırsan...
Görünen aslında aynı ,gözlerde farklılık..
Olur muydu yoksa böyle?
Zihinlerde gayrılık...
Şimdi al çiçeklerini eline,
Aynadaki çocukluğunu vur !!!
Sıyrıl puslarından,dik dur !
Geldi artık...
Seninle huzur...
©.üzmbuğusu
.