Işıklar içinde yüzüyorum Göğün saflığına varana kadar Şeffaflığın dibinde bulmak nurunu Enginliğin nazarıyla uzayan ayaklar, kollar Her kulaçta umut ederken duruluğunu Işıklar içinde yüzüyorum
Gözleri açtırmayan fosforluğu Kamaştırsın kamaştırdığı kadar Tenimde süzülen bulutların klorluğu Güneşler içinde mavi bir karar Unuturken sığ kıyılarda ki koyuluğunu Işıklar içinde yüzüyorum
Üstümde gümüşten yağmurluğu Düşlerin ötesinde ki mülayim sular Sırlar okyanusunda aklın kuruluğu İçinden geçtiğim ufuktan bir duvar Doğrulturken göz kapaklarımın kamburluğunu Işıklar içinde yüzüyorum
Ay ile güneşin kenetlenmiş dostluğu Zamanı, mekanı bir hal sarar Parıltının,pırıltının parıldayan kusursuzluğu Melankolinin tabiatında bir mum yanar Ferahlatırken rüzgarın yolculuğunu Işıklar içinde yüzüyorum
Gönlün perdesinde nostaljik oyunu Arzulanan kederin saadeti kadar Kainatın doğumunda hüznün soyunu Bu bulutsal hissiyattan bir deniz kanar Yaşarken derinlerde nefesin hudutsuzluğunu Işıklar içinde yüzüyorum
Yükseklerde ki derinliğin bulunuşu Keşiflerin keşfedilmesi kadar İşte kulaç atan kanatların var oluşu Ve içimden bir sayfaya böyle bir mana akar Giderirken şu ruhumun susuzluğunu Işıklar içinde yüzüyorum
©şair_zanta
Ş