Işıklı dünyanın karanlık yüzü
Dünyaya gelende vardı sebebi?
Yaşaya bilmedi amaç üretdi.
Düşünür ne yapsam daha gerekli?
Seçtiğim beni de yapsın önemli.
Beni tanısın dünyadakı insan.
Ad,namım olsun da dillere destan.
Bilsinler ne kadar güçlü biriyim.
Görsünler onlardan üstün biriyim.
İyilik arzusu böyle başladı.
Bu fikri kuranın farklılık adı.
Fikir kendi kendine yollar arayır?
Karşıya koyulan hedefe ulaşır.
Yaşayan kendisi fikir yaratdı?
Yaradan bizlere onu burakdı?
Bu fikir nereden böyle başladı?
Belki bu fikri ben yaratdı?
Ama ben kendisi nasıl yarandı?
Belki de ayırmak bunu başlatdı?
Nedense ayırmak bize yakındı.
Bir olan muhtemelen çare olmadı.
Onun verdikleri bize yetmedi.
Yenisin yaratmak arzusu geldi.
Gerçeği zann eder ondan almadı.
Ayrılma anında fikir başladı.
Fikirden biri var bu fikir değil.
Onun kıymeti bilgiden değil.
Onu öne sürün düşünce değil.
Onu var edense hiss değil?
Bu fikrin sorusu anlamamakdan.
O,fikrin sorusu yalnız anlamdan.
Bu fikrin yaptığı istek,seçimdir.
O,fikrin verdiği dakik,elimdir.
Acaba insanlar hangisin seçti?
Seçti de doğrusu hangi hiç bildi?
Doğrusu vardı da bunu yaptılar?
Belki de anlaksız bir yol buldular?
O,fikire görev neden atanmış?
Verilen o,görev neye (kime) ihtiyaçmış?
O,fikir kiymeti nasıl veriyor?
Nasıl da hep çözüm üretiyor?
Kendisi ne yapım,neyleyim söyler?
Kendi mi yollardan birini seçer?
Yoksa verilenler doğru veriler?
Vermese yaşayan ne ede biler?
Ondandır o,fikir hissden kaçmaz.
Hissin dışında da cevap aramaz.
Belki de ayrıca bir fikir oluşmaz?
Yaşayan kendisi bunu yaratmaz?
Yaşayan bizlere görüldü açiz.
Ondandır yerine cevap ararız.
Yaşayan bu fikrin esiri olmuş.
Bu fikir bizleri sevgisiz koymuş.
Sevgiyi yaşayan hep yerinde.
Sevginin kendisi maksad elinde.
Maksadın kendisi benin elinde.
Sevgiye hüküm eden zaten zulümde.
Onu vermeden alamazsın.
Onu yaşamadan veremezsiz.
O,olmadan dünya olmuyor.
Acımasız olan dünya,böyle görmüyor?
Her şeyin iyisin talep eden var.
İyinin değerin söyle bilen var?
İyinin değeri yalnız iyide.
İyi iyilik den söyle vazgeçer?
İyi nedir söyleyin anlıyor muyuz?
Doğrular varken hep biz mutluyuz.
Doğruyu bizlere kim,nasıl verer?
Doğru nereden kim bu cevabı söyler?
Doğruyu vermezsek kime vermeyiz?
Belki de sevmeyen birine verdik?
Sevmemenin ne olduğunu nasıl biliriz?
Sevginin kendi var ondan biliriz.
Yalnışı verene sevgiyi vermeyiz.
Ondan zarar gelir,elbet biliriz.
Yanlışı verenden acı çekiriz.
Neden yalnış verir,onu biliriz?
Almış belki de o,bizden zarar?
Yalnış neden yapıldığın o,da anlar!
Anlar ki,iyilik sevenden gelir.
Yalnışlar onu da küçültüp,ezir.
Biz de yalnışlar küçültür ezer.
Ondandır cavabı aynen veriler.
Sevmeyen sevilmez bunu biliriz?
Nedendir sevgini hep red ediriz?
Doğrular bizlere gerekli değil?
Nedendir onda sual verilir?
Belki de doğrular görmek istenir?
Duyan kiymeti bak nasıl verir?
Duyan nasıl dinler bak söyleyeni?
Toplanmış bilgiler verir kıymeti.
Diyelim bilgisi yox dinleyenin.
Bak sesi çıkıyor hiç hüküm edenin?
Dinleyen şimdi olmuş bilgiler.
Duyulan kelimeleri kendi elekler.
Birini gerçeğe,birin yalnışa,
Elekten geçeni ben belirler.
Benleşmek yaranmış sadece zamanla.
Doğduğunda belki geldi karşılaştırmak ve merakla?
Dünyaya gelenin saf olduğun anlar.
Anlar ki,nasıl sonrasında yalnış yapar?
Geçdiklerini ölçer,tarar toplar beyine.
Yaşadıklarının hepsin yığmış beyine?
Anlar mı neden hepsi yok onda?
Sadece küçük bölümler var onda.
O zaman diğerleri neden yok onda?
Hatırlar yalnızca toplanmış formda.
Toplarken olanların değerini nasıl verdi?
Toplarken karşılaştırmayı ne etdi?
Yaşadıklarını neden,nasıl hatırlamaz?
Yazılanı sadece ele hiss yazmaz?
Hiss onu yazmış hafızaya,beyine.
Ne yaşadığını söyle neden anlamaz?
Sorulur neden cevap ararsın?
Cevabı net görürsen hiç onu ararsın?
Ama cevabı nedir bize getiren?
Cevabı sözden kenardır veren.
Kelimelerin ötesinde cevap nedir bilir?
Öyleyse eğer o,neye denir?
Bilginin dışında cevap bilinmez artık nedir.
Kelimenin dışından olan,belki hisse denir?
Şimdi cevaplar sadece bilgiden gelir.
İnsanlarsa neden bunu izlemir?
Her yaptığım sevgiden dir söylenir.
Nihayet de cevabı bilgiler verir.
Bilgi gören sevgi nedir hiç bilir?
Düşünerek nasıl onu yaratır?
Sevgi yalnız dürüstlükten var olur.
Benin ise dürüstlüğü hiç olur?
Dürüst olan nasıl der ki,benim varım?
Yaşayan an gören orada ben varım?
Belki de hissin kendisinden varım?
Dürüstlükse koymaz ondan ayrılım.
Dürüstlüğe ben nasıl ulaşır?
Beni sadece yalan yaratır.
Yalan varsa dürüstlüğe ulaşır?
Düzü veren beni kurur yaratır?
Söyleyin ki,bilgi kime hizmet eder?
Ondan başka bilgiyi kim ne eder?
Kime ihtiyaç bağlılığın sözleri?
Seven onu çeker gören ireli?
Sevenin söz toplamağı gerekmez.
Sözü toplar kime verirse çare vermez.
Sözleri toplar kendin ayıran.
Farklı olan zevki sözlerden alan.
Bağlanarak kendin farklı yaratmış.
Farklı olan sevgi nasıl yaratmış?
Olmuş farklı hisseden den ayrılmış.
Şunu yapmış kendi için yaşamış.
Her hareketi hisse darbe vuruyor.
Ona verilen cevaplar da geçikmiyor.
Zevki alır sadece düşündüğünde.
Zulüm yaşar,bitmedi ki,hele de.
Arzunun kurbanına dönüşmüş.
Seçtiği yol karanlık yaşam olmuş.
Karanlıkta sadece seçim olunur.
Netlikde gören hiç seçim olur?
Sözleri biz işiterek topladık.
O,sözlerin neye dendiğini anladık?
Söylediler bu annedir,bu baba.
Hem kendisin hem sözünün alana.
Oldu net bu sözler neye denir.
Baxıb onlara başka söz mü denir?
Her gün yeni sözleri de işitmiş.
Ona sözler hepsi böyle verilmiş?
Sonra yeni kelimeleri de duydu.
Kelimeyi bildi ama kendsin göremiyordu.
Bunu alır almaz beyine fikir geldi.
Bu sözler ise hep bizleri incitdi.
Sözü söyləyən haberdar mı bundan?
Duyan kendisi sadece kör olur bundan.
Sözler var ne olduklarını bilmiyor.
Söylediği boş sözler onu ezdiriyor.
Sözü veren kendisin seven gösterir.
Duyana o,sözlerler eziyet edir.
Yetiştirdi çaresiz nesil sevindi.
Ne yazık ki,duyan hiç sevinmedi.
Yaptıkları o,sözlerden törenir.
Düşündüğü sözler emel getirir.
Veren ona güya vermiş doğrular.
Bu bilgiler cevapları hiç açar?
Kim vermemiş bize boş sözleri?
Bunu görse kaçmaz ondan hiç kati.
Yüz çevirse demek onda yok sevgi.
Düzler varsa demek onda var sevgi.
Peki ya özgürlük yoksa var sevgi?
Özgürlüğü boş sözler mi getirdi?
Bağlılıktan nasıl olur o,azad?(özgür)
Bağlılıktan olub ise kendisi şad.(mutlu)
Bağlanarak olmuş farklı birisi.
Olmuş hep ayrılma hərisi(ac gözlü)
Farklılığı nerede görürse koşar.
Ayrım yapmadan hayata zindan gibi bakar.
Karşılaştırır kendin rakiplerle.
Rakiplerden öne çıkmak hedefde.
Hedefleri oluşturmuş çekişme.
Çekişmenin sonunda güçlüye dönüşme.
Neden böyle hedef gelir beyine?
Neden kulak verir hafızaya,fikire?
Bu fikri neden yarım bırakmaz?
İşi sadece çaresizlik yarım koymaz.
Ezilenin kendi hedef yaratır.
Yenilmeyen üstünlüğü hiç yaratır?
Düşünceleri zayıf bir imaj kurar.
Yaşamda zayıflıksa gören var?
Ezilmiş ne ezilmeyen (kırılmayan) gören ne?
Ezilmiş ere biler bu sorunun çözümüne?
Bakalım bize çaresizliği veren ne?
Ezileni çözse belki düzele?
Yapar ne se çözüm bula bilmiyor.
Söyler ne se yardım ede bilmiyor.
Yaptığının ne olduğun biliyor?
Bilir ise doğru neden gelmiyor?
Gören bilir yalnış bizi ezdirmiş?
Bunu aydın görmüş doğru gelmemiş?
Belki ona dakiklik hiç gelmemiş?
Dakikliyi olan gören ezilmiş?
Sorularsa bize verir cevabı?
Verirse bes nasıl buluyor cevabı?
Doğru soruyu sorsa görmez cevabı?
Yalan susturmuş doğru soruyu soranı!
Yalan neden karşı çıkar gerçeğe?
Anlar gerçek salır onu ezilmiş hale.
Başka nasıl karşı çıkır gerçeğe?
Güçlü olan razı olur bu hale?
Nasıl olmuş yaşayan çaresiz kaldı?
Bir şey oldu bu görüşe ulaşıldı.
Bu nedirse cevabı kimse bulundu?
Bulunumuşsa neden hep soru oldu?
Yani onda doğru cevap olmamış.
Doğru yoksa nasıl rahat yaşamış?
Belki de bize yalan yeterlidir?
Söyleyin yalan bize mutluluk verir?
Yaşıyoruz böyle,doğru gelmeden
Doğru verir kıymeti söz demeden.
Yaşıyoruz yine soruları çözmeden.
Doğruyu veren kendin ayrımaz bizden.
Ayırsaydı hiç doğruyu verirdi?
Biz yapsak da yanlış o,hiç etmedi.
Çıktık yoldan zalimlik o,yapmadı.
Yine sessiz-sessiz doğruyu anlatmadı?
O,bize görülür bir varlık tek.
Varlıkları görürsüz biz vücud tek.
Ama onlara yaşamı ne gösterir?
O,gösteren bizdekinden farklıdır?
Gören onlar bizim gibi düşünür?
Size onlara bilgi cevap ötürür?
Arzu,seçim,amaç eder düşünür?
Soruyu sorar,analizin kendi görünür.
Onlara ama soruyu ne(kim) verdirir.
Ne bilirler soru bize gerekdir?
Neden ondan başka yollar seçmir?
Verenden de başka ne ise geçirilir?
Verenin verdiğinden başka bir şey geçirse?
Düşünürsünüz buna cevap verilmeye?
Cevap verse,hareketler oluşur.
Hareketler bize cevap buldurur?
Harekete bakıp cevab buluruz?
Yoksa cevabı hissin kendinden alırız?
Diyelim ki birisi bir şey yapıyor.
Hareketleri bize cevab öğretiyor?
Diyelim ki,hareketler bize cevab öğretiyor?
Öğretiyorsa neden soru soruluyor?
Düşünürüz neden böyle yapıyor?
Hareketler neden bize cevap getirmiyor?
Cevapları biz nerede aradık?
Belki de hareketlerde aradık?
Hareketlerden öteye gitmedik.
Gitse idik cevabları görmez idik?
Olayları bizler topladık hafızaya.
Cevaba ihiyac oldu gitdik hafızaya.
Düşünür ki,neden böyle yapılmış?
Topayan ona cevab bendedir demiş.
Hatayı gören nasıl böyle yaptı?
Belki onu görmeden böyle yaptı?
Bu yüzden sürekli onu arıyor.
Ne (kim) bizi ona götürüyor?
Belki böylesi daha iyidir?
Eğer iyise neden rahat bırakmıyor?
Her zaman açıklar hata yapıyorsun.
Cevabı benden kenar sen veriyorsun.
Seçimlerin beni çok incitir.
Düz etmezsin kenara çekil bildirir.
Bense almış cismi onun elinden.
Vücut zulüm çeker anlaksız elinden.
Anlamsızlık belki düşüncededir?
Seçimleri belki anlam getirir?
Umut neden yaratır hiç açıktır?
Doğru etmez ondan böyle davranır.
Bize öğüt verildi umut eyle.
İnanç yarat kendine çare eyle.
İnançı ona yok,şuna eyle.
Başkasına inanırsan verilir acı sene.
Zorunludur bağlanarsan neyse?
Tutunmasan toplum zülüm eder sene.
Biri oraya biri buraya çekişdirir.
Çaresizse her zaman bir tuzağa düşecekdir.
Anlamadan der doğru nerededir.
Yol seçer düşünür güç oradadır.
Bağlanır girir böyle oyuna.
Çaresizse gelmiş her an oyuna.
Yazılanlar neden böyle yazılır?
Yazılardan bağlılığı o,alır?
Anlarsa bu sözlere bağlanır?
Doğru gelirse yazana o,inanır?
Düzü gören söyle sizce bağlanar?
Görmediyse nasıl özgür yaşayar?
Özgürlük nereden gelir anlamır.
Anlamayan her zaman söze bağlanır.
Anladığı anda bilgiyiler arar?
Anlamazsa çaresizliği başlar.
Yaşayanda anlamama var gören?
Varsa nasıl yaşayıbdır o,gören?
Yaranmışı ne yarattı var bilen?
Canlı nedir bu cevabını var gören?
Canlı bizler formlara söyleriz.
O formu ne yaratır,ne yaşatır biliriz?
Formların boyutunu görürük.
Söyleriz ki o,küçüktür şu büyük.
Ayırırız bu zayıfdır bu güçlü.
Anlamayız onu var eden gücü.
Yine bakdık yüzde olan şeylere.
Bakılanlar doğru cevap verdi bize?
Niye kökenin göremeyiz ki,yine de?
Belki sözden çıkamadık öteye?
Soru soran cevap verir yinede.
Bunu yapanın çare var mı kendinde?
Soruları neden sorduğunu görmezse?
Kafası karışır doğrusunu bilmezse.
Soruları sorar çünki doğru yok.
Doğru varsa soruları soran yok.
Demek onda doğru başka,söz başka.
Gören bunu nereden bildik,söz başka?
Anladığı anda soru yaranmır.
Sözü bilmek için bilgi aramır.
Anlar ki,sözü toplar anlamır.
Anlamadan hiç rahat yaşamır.
Düzü bize ötürürse birisi.
Düzü verib özgür eder o,bizi.
Anlarız o,sevmiş elbett bizi?
Sevmemişse hiç özgür eder bizi?
Düze gider neden gören birisi?
Sevgidendir belki onun her işi?
Sevmiyorsa neden doğruya gitsin?
Zevki alır neden gören değişsin?
Ayrımcı olan sadece kendin sever.
Ayırdığı verdiğinden eziler.
Eze bilir ona göre sevinir.
Zayıfısa bulmadıkda sevinir?
Bu dünyanın kara yüzün yarattık.
Sevilmedik,sevmedik de zevk aldık.
Onda zevki neden gören yaşadık?
Ayrmağın kendinden biz zevk aldık.
Bu dünyaya geldi yeni bebekler.
Onlara da toplum verdi bilgiler.
Söyledi ki,neyi nasıl yapmalı.
Ne yapıb da zevki alabilmeli.
Gülmek için ona yollar öğretdi.
Ezmeyince gülemezsin öğretdi.
Ezerek o,da gülüş geçirtdi.
Ezilense hiç güle de bilmedi.
Ezen kendi hiç cevapsız kalmadı.
Ezilen de bu pisliğe bulaşdı.
Ondan sonra sevgiyi arzuladık.
Düşünüb de sevgi nedir aradık.
Fikir edib onu bizler yarattık.
Bu cevabı özgelerle paylaştık.
Sözler alıb herkes onu öğrendi.
Onu bildik yaşam ise değişti?
Yaşayan dan öte cevaplar verdik.
Sözler ile cümleleri düzeltdik.
Cümle yeni, bilgi ise eskidir.
Sevgi bu yüzden buluna bilmir.
Düşünmek doğru yok ki,edilir.
Net olduğu anda kimin fikir edir?
İzleyerek kendimizi anladık.
Düşünüp de cevap verib ne yapdık?
Düşünüp kendimize yol seçdik.
Arzuladık yalnız hiç izlemedik.
Umud etdik bu ne zamansa düzelir.
Yol bulmadan böyle umutlar edilir.
Fikir neden ederiz anlıyoruz?
Net olanı elbett yaşıyoruz.
Birini görsek bile doğrudur.
Cevabı veren,hep yaşayan olur.
Zorunda değil her şeyi de o,bile.
Ama gider sadece bu yolla ile.
Dayan artık sende olan düz ile.
Açılmayan soru kalmaz üzülme!
Bu çözümse senden değil böbürlenme.
Ama bunun anlamı ne,söz söyleme.
İzle yalnız konuşanı dinleme.
Yani onu üstün kılıp kendinise ezdirme.
Bunu ona veren kendi sen de.
Verir düzü onun önünü geçme.
Geçirsen sana zulümü yaşatır.
Gurur yapsan senden öcünü alır.
Bu sadece şiirdi sözden korkma.
Onda zulüm olmaz bu sözden korkma.
Onsuz gelip bene sonu koyanda.
Olacak özgür kendini hiç korktma.
Ben yaranmış cisme bağlanmakdan.
Sen yok idin ona bağlanmadan.
Gurur yapdın onun verdiği hissden.
Sebebi var yapdın düzü bilmeden.
Ölüm,yaşam bunlar bir arada idi.
Ben gelince ayrılığı getirdi.
Yaşamı ayırıb,parçalayıb böldü.
Bu hayatta ölüm zamana döndü.
Ölüm,yaşam bunların açmasın bilir?
Cisme bağlanmadan ölüm korku getirir?
Bilgilerle ben olduğu bilir.
Fikirleri yalnız toplayan edir.
Söz toplamayan hem ölüdür hem diri.
O,ölümden nasıl korsun ben yok ki.
Söyleyin hissin kelimelere var gönülü?
Nasıl bunu eder,hiss gösterir düzü.
Söze gönül verenin yok dikkati.
Olmuş doğruyla,hatayı kelimelerle bilmeli.
Yığdığların toplar yaşaya bilsin?
Yaşayanı göremez başka ne yapsın?
Verir,geçir,alır,anlatır ve son olur.
Neden yığsın yaşayarak sorulara son koyur.
Net olur ondan bilgi toplamaz.
Bu yüzden hem diri hem ölü olmaz?
Ölüm sondur bunu herkes bilir.
Hissin kendi yaşananı yaşar ve terk edir.
Bu durumda neden gören bağlansın?
Bağlanmayı anlamayan yükseltsin!
Bu yüzden geçmişi o,saklamaz.
Kim saklarsa demek o,hiç anlamaz.
Yine burada yine çözür yaşıyor.
Yaşadıktan sonra çözüm buluyor?
Yaşayarak sonra çözüm yaratsa.
O,demekdir netlik yokdur onda.
Geçerek o,düz,yalnışı anlasa,
Yalnışla düzsüz ölüb çatar o,sona.
Yalnışla,doğru ele onun kendinden.
Başka nasıl kıymet verir bilirsen?
Haraketler onun kendinden gelir.
Anlamaksa ona çözüm getirir.
Netliyi hiss den başka ne verir?
Nerede ne var acaba ona kim verir?
Bu yüzden düşünmeden cevapları o,alır.
Fikir etmir o,ebedi yaşayır.
Bu fikirin yarattığı hayatsa.
Yaradıbdır ödül,hem de ceza.
Bunu yapıb hatadan uzak dursun.
Doğru ile kendin güçlü duyursum.
Kendin güçlü göstermek hedefinde.
Bu hedefin hile temelinde.
Bu bakış onun gizli hilesi.
Hileleri çözen bizden ireli.
Yapılanın neden böyle yapıldığını anlar.
Yapanınsa yapacağın o,önden duyar.
Onu hiç bir zaman salmak olmur tuzağa.
Tuzakların anahtarı sadece duyğuda.
Bu fikrin oyunuları yaman çok.
Sakladığı hileleri çözen yok.
Bunu anlamış,onu gören olmadı.
Bunu bilmiş bu nedenle oynadı.
Düşünerek kendine bir taht kurdu.
Abadim bu cevabı uydurdu.
Bu yüzden kendin saklamak için.
Yer armış kendin yaşatmak için.
Düşünerek farklı dünya yarattı.
Sonsuzluğu o,dünyaya taşıdı.
Burada yeri olmadığın anlamış.
Başka yere gitmekten çaresi kalmamış.
Bunu bilmiş,hissiyat onda üstün.
Yalan kurmuş,görülsün ondan üstün.
Yalanısa gören nasıl yaratdı?
Plan kuran kendin özgür apardı.
Nasıl böyle özgürce hareket etdi?
İç yüzünü gören yok kesin bildi.
Yoksa nasıl boş sözleri konuşur?
Doğrununsa karşısında yok olur.
Burada ona yaşayan son getirmiş.
Bu yüzden o,hissden yüz çevirmiş.
Ne yapsa da mühür vurur bu benden.
Ben yüceyim o,aslı kalsın benden.
Ama nefreti o,gören nereden aldı?
Öfkesi ise çoklu canlar yandırdı.
Dikkatle dokunmazsaz ışığı zülmet eder.
Açık kafayla yaklaşmazsan sevgiye son getirer.
Susmazsa o,zalimlik geler ondan.
Düz olmasa zarar görürsün ondan.
Ele ki,hürküdürsen dünyayı zindan eder.
Netliyi olan ise bu zindanı yok eder.
Zarar nereden gelirse önce onu görmeli.
Düşünüp de başkasın o,çekerse ileri.
Düşüncenin kendisi fikir sürür ileri.
Zarar veren başkası onu görür düşmeni.
Bu fikirle o senin,kafanı meşgul eder.
Kafnı karıştırarak yanlış yerlere götürer.
Verer böyle fikiri yaşamı ben çözerim.
Kulak verirsen ona doğruya erişemezsin.
Bağlanarak o,kendin yüce biri yaratdı.
Kendin yüce gören ise zayıfları yaratı.
Bağlandığı yücedir ondan geri zayıflar.
Bağlılığa dokunursan yüzerinden ezip geçer.
Nefreti nereden alıb,böyle cevap veriyor?
Belki ona öfkeni bağlılığı veriyor?
Ancak karşı tarafa tehtid edip bildiriyor.
Sen verdin bana öfke,böyle cevap veriyor.
Kurtaramazsın canını hiç zaman onun elinden.
Öfkesi sönmez onun sana zulüm vermeden.
Yadından da çıkarmaz yalnız onu düşünür.
Seni nerede görürse o,an zalime dönür.
Yapılmamış ona pis sorudan azap çekir.
Doğru cevap yok diye ona göre ezilir.
Duyurulur ona ki,düz berraklık getirir.
Cevabında sözler ki,onu bilgiler verir.
Yapılır sual,cevap bağlılık dan kopmuyor.
İçten içe yanıyor, hakikate bakmıyor.
Bağlılıktan kopmuyor,ondan verir kıymeti.
Bu kıymetin verdiği ayırmış elbett bizi.
Sanıyor ki o,kendin ondan seçip,ayırır.
Sanırki sorular ayırandan başlanır.
Onu yaman ezmişler ondandır eder böyle.
Kelimelerle ezilmiş,yakın gelmez o,böyle.
Sözlerle düşmüş tuzağa,bunu kendisi bilir.
Anlar ki sözlere doğru yok kulak verir.
Anlamaksa söz değil,nasıl bunu öğrenir?
Anlamak nereden gelir bunu görüb o,bilir?
Görürse onu seven var,içinde sakin olar.
O,sakinlik yaşama yeni renk,ışık katar.
Yalançıyı yalandan belki doğru uzak salır?
Çünkü onun yalanın etrafda gören vardır.
Sevgi kiminse değil o,yaşayan birinin.
Yaşayansa nedir ki,soruyu netleşdirin?
Yaşayan ele hisdir,ona yaşamı veren ne?
Yaşayana yaşamı hiss den başka verin ne?
Yaşayanı ayırmışız biz ele çoklu yere.
Anlasaydık ayırırdık bu kadar çok yere?
Biri olmuş yaratan,biri ise yaratılan.
Biri olmuş yaşayan, diğeri yaşanan.
Söylenmiş ki,sen varsın bir de seni yaratan.
Böyle söylenmiş ona bir de karşıda olan.
Görürsense neyise o,var bir de sen varsın.
Bir de sana bunları gösteren yaratan.
Bakalım öylemi,doğru verilmiş bunlar?
Görüm bir köpeği güneşten uzak durar.
Gölge bir yere gider,orada da oturar.
Gölgede otursa da derinden nefes alar.
O,anda soru geldi,neden orada oturmuş?
Burda olan havayı o,gören nasıl duymuş?
Bu sorunun kendinde ben ve bir köpek olmuş?
Yoksa bu soruyu da hiss kendisi sormuş?
Her ikimiz yaşadık orda olan ortamı.
Her ikimiz anladık orda yaşamı.
Ona baktım anladım o,neden böyle eder?
Yoksa onun etdiğin hiss kendi bana söyler?
O,olanı geçirir ben de hemen olanı.
O,ne geçirir ise nereden bildim cevabı?
Onun geçirdiğini nasıl alarım ondan?
Belki sorup sözle cevap alırım ondan?
Axı o,benden ayrı,ben de ondan aralı.
Ne yapsa da anlarım dursa bile aralı.
Vücutla biz farklıyız,anlayışla farklıyız?
Farklı olsa idik biz,nasıl doğruyu anlarız?
Düşünüşüz ben ayrı bir de o,varlık ayrı.
O,varlığın yapdığın sözle sormak ayrı.
Soru sorarsan sözle sen,hangi cevap yaranır?
Ama onu net görürsen bilgi bilmek yaranır?
Ama o,beni yaratan hem de onu yaratan.
O,nedir ki görüb sen doğru cevaba çatasan?
Bize verir o,canı hem de bütün cevabı.
O,kendisi nerede kim verecek cevabı?
Gören o,da canlıdır yoksa canı yaratmış?
Yaratır ve yaşatır,yaratmış ve dayanmış?
Onun zamanı yoksa,onda yine yaratır.
Zamanı varsa onun,yaratıp ve dayanmış.
Sözleri duyunca biz sahiblenib bilgi aldık.
O,bilgilerinse açmasın bilzer aldık?
Yoksa kelimeleri mi toplamaya başladık?
Toplayarak kelimeleri netliğe ulaşdık?
Ama soruyu soran kim,bir de cevabı anlan kim?
Ama kendin gören kim,bir de onu gören kim?
Ama çevreyi geçen kim,hareketi eden kim?
Ama bunu bilen kim,bir de bunu yazan kim?
Bizim için olmuşdur yaman birçok o,kimler.
Kimleri çözme
A