Dünyanın ayakları altina ölüm döküyorum
Ayaklarimı istila eden larvalardan yorgun düşüyorum
emiliyorum.
Yüzüne abandiğım şehir yeraltina gizlensin.
Avucumda beslediğim isyan ateşini gözlerime sürüyorum.
Bir rüyadan çıkılırken usul usul
-Ölmelisin' diyor işıklar 'Ölmelisin 'diyor gökyüzü
Fakat gözlerin yaşamam için bir can suyu vermeli
dudaklarıma.
Hangi kelimelerin sakatlanmiştı
Takati kalmamıştı yorulmuştu dökülmeden..
Ağır ağır bakışlarını döven neden içten bir hüzündür hep?
Dizelerin siyah yokuşunda gizlenmiş acılarım var.
Bilir misin kaç bahar geçirdim gözlerine bakamadan.
Bilmediğim kalbin tezgahimda işlediğim hasrettir
Ve umudun pençesinde kalmiş sessiz bir sevda sancısıda
Yaklaşıyor belki kefen misali giydiğim yaşamin imsak vakti.
Sirat köprüsünden daha ince kirpiklerin den tutunma
çabasındayım şimdi..
©mirgün
M