T

İstanbul

Vasiyetimdir! Bedenimi gömün buraya!
Çıksın ruhum ve dolaşsın sırasıyla;
Bir başkadır İstanbul, bambaşka,
Ansızın yelken açar sayısız aşka
Sokaklarında sırlar yatar, huzur kokar geceler.
Denize bakar derbeder O'nun adını heceler.
Kimine umut olur, kimine gözyaşı,
Geçmişin aynasıdır her bir taşı.
Şanlı hisar, ulu boğaz, Galata,
Ve kız kulesi,
Ve sultanahmet
Ve ayasofya,
Süleymaniye ardından dikilitaş
Edirnekapıdan haber var diye bağırıyor çemberlitaş
Tarihin kökleri işlenmiş karanlık surlara
Gizemini kazımış gölgesiz duvarlara
Damarlarında her an, çarenin belirtisi inancın;
Mezarların bile sorar, bana mı hıncın?
Çizdi şânını gök kubbeye, indirdi sonra yere,
Hayal üstüne hayal kurarlar cennetten şehre.
Güneş tam yüzünü çektiği anda
Bağırtılar yankılanır yerebatanda
Kutsal bilgelikten süzülür ışık
Meydanda simit satana vurur,
Sahil kenarı aşk arayana da,
Rıhtımda ağlayana da...
Bir ses gelir minareden Allahuekber diye,
Huzur her kula
Sinagogda ayin kilisede dua
Ruhumdan kopan bir parçadır Pierre loti
En tepesinde saklar asıl sükuneti
İşte karşında duruyor,
Yedi cihanın heybeti
Fatih!
Hâla üstündedir kara toprağın,
Şanlı neferin ayak izleri
Çivilenmiş kulağıma her saniye
Kutlu ordudan tekbir sesleri
Savruldum rüzgarında,
Caddelerinde kayboldum
Dirildim yeniden istiklalde
Sokaklarında doğdum, yine bir gece
Üç hece,
İstanbul,
İstanbul...