Derme çatma düzenledigim vaktimin
zamanı geçirdiğim bir odaydı.
Adan Z ye döşemesi bana ait.
Gizledigim seni kimse görmedi.
istanbulu dinliyordum gözlerim kapalı.
yatarken bazen gece yarısında yıldızlar
üzerimde dilek tuttum.
Kabul olması içindi duam rabbime el
açtığım her an. alabildiğince
uzaktan seyrederken
dalıp gidiyorum sonra gözlerin,
mavi ye karışır huzur veren
çocuk sevinciydin sen! adeta
rengarenk çiçek ler filizlenirdi
gülüşünle karanfiller dağlar da açar
boy verirdi.
Ne güzel olurduk kavuşabilseydik seninle
biz yan yana iki köprü arasında
sevgimizle martılar soluklanır
yokluğunla üşümesin simit atalım
avucuna bugün de rizklari bizdendir.
Bu manzara karşısında martılar da
mest olurdu.
Bir acı siren sesi ile sarsılırım haydar
paşa garında yine bir yolcu
var makinist seslenirdi dört yandan
duyulur sesi bir hayli güçlü nefesi
bak sana arşa kadar yükselir
sanki artık ayrılık zamanı dramatik
sahne şimdi istanbul sokaklarında
veda zamanı atsam kendimi mavinin
kollarına mavi beni taşır mı?
Içimdeki şiiri boşaltırım çok sevdiğim
maviye ozaman anlardı çay içerdik
sonra ikimiz bir çay bahçesinde
neden olmasın tebessümle
bakışıriz ıslak kaldırımlar yine..
Yağmur altında buz tuttu harflerim
özleminle damla damla sökülmüştü
Bu şehirde hala ayak izin var
üşürsen bir gün dinlediğimiz şarkıları
düşün biraz da beni hatırlarsan
gelirsin zaten barikat kursa da yollar
engel olamaz o başka.
©ebrulimsi_
E