Bir kez daha şuurumla bu cihanda,
Açarken gözlerimi yeni bir günün aydınlığına,
Bir güneş arşımda bir hayli parlar durur,
Bugün eş dost milletçe, can bulur içlerdeki gurur .
Seyyah olur gezerim, adım adım kendimi,
Her zerresiyle bir bütün bu yurt, asırlara duyurmuş sesini,
Vakfetmiş şehvetle ruhunu öyle bir itibarına,
Bu gönüllerin istiklali; o şarap kırmızısısın teshiri altında.
Mütefekkirim, şaşarım atam bunları nasıl eyledi?
Sonu gelmez bir azimle mütemadiyen bir mahire tayindi...
Güç ve kudret doluydu lakin et ve kemikten ibaret,
Yaradan bir istidat nakletmiş ki, anlarsın ondadır asıl kudret!
Özgürlüğe temayül eder mahiyetimi takip ederim,
Yoluma döşenmiş izlerle, istiklal yürüyüşündeyim...
İhtirasım vatanımadır, toplaşmışız tek bilek,
Muvazi evrende biz tekiz, yoktur kimliğimize denk!
İlerliyoruz, her bir adımımız yeni nesil Türk'e
Bütün mahkûmluklarını yok eden ve kendini yöneten bir nesle,
Kah alnında belirir durur, intikal ettiği fazilet,
Kah sözlerinden okunur, yeter bir kelime-i şehadet!
Koşarız bir umut kervanına, bazen yalnızca bir soluk oluruz...
Sükutu bozan bir coşkuya bürünerek, kardeşliğin yolunu buluruz,
Bir çocuğun hayallerini yerleştirdiği renkli balonda,
Veyahut bağımsızlığa koşan melekler misali aydınlıkta...
Adına yazılmış sözlerde beden bulur istiklal ruhu,
Simgesi dalgalanırken göklerde, kendisine kenetler bir dünya güruhu...
Bu muntazam böyle gider bir cihan ömrünce,
Kardeşlik haktır, özgürlük varsa kaderinde...
...
U