Ben en çok çocukluğumda mutluydum
Yedim, içtim, uyudum
Uyudum da büyüdüm
Büyüdükçe azaldı mutluluğum.
Ben en çok çocukluğumda mutluydum
Hiçbir şeyden habersizdim
Neşe doluydum
Çok uzaklarda kaldı çocukluğum.
Yirmili yaşlarım da güzeldi
Çok yerler gezdim gördüm
Çok insanlar tanıdım
Binlerce anı biriktirdim
Bir o kadar da arkadaş.
Toyluk da vardı serde
Çare oldum çoğu derde
Hatalarım da oldu elbette
Çok sevdim bir de
Çok gezdim
Sabit kalmadım bir yerde.
Yirmili yaşlarimda henüz bir hictim
Otuzlu yaşlarımda piştim
Artık bir ogretmendim
Her gittiğim yerde
Binlerce öğrenci yetiştirdim
Onlar tek sermayemdi benim
Bu arada saçlarıma da veda ettim
Yüzümdeki çizgileri de çok sevdim.
Artik ben bir dayı idim
Zamanda yolculuk devam ediyordu
Hiç durmuyordu
Acelesi vardı yılların
Giderken babamı da götürdüler
Durduramadim.
Kırklı yaşlarımda demimi aldım
Sıkça gönlümün nemini aldım
Elliye bir kala maziye daldım.
Anladım ki;
İnsanın bedeni değilmiş yaşlanan
Yaşlanan ruhuymus, yaralanan
Genç değilim artık
Ruhum ihtiyar
Binlerce yıl geçti ruhumdan
Şükür ki bedenim genç
Yoksa kalkamazdim binlerce yılın altından
Binlerce yıl geçti ruhumdan
Ruhum yorgun
Ruhum perişan.
En başta dediğim gibi
Ben en çok çocukluğumda mutluydum
Büyüdükçe azaldı mutluluğum.
©taşkınla
T