Senin gözlerinde yüzüm var!
Aynalara bakıyorum.
İçinde siyah benekler
Ve özelliğini yitirmiş karartma çerçevesi
Ayva, kavun ve alev sarartısı
Zaman dalyaları çobanın kavalıyla uyutkun.
Ötesinde bir bahçe
Orada kolaylıksız, kurşun ve mermer figürleri gösterisi.
Gitmek için başka bir sahnem yok!
Tırpanlar elma ağaçlarında asılı olmasına rağmen!..
Senin sözlerinde dilim var!
Yazdığın o şarkı benim!
Bir kaç satırını gönülden aldım, okuyorum
Matlaşmış siyah sayfalarda
Solfeji olmayan nota
Güftesi okunmayan beste gibi.
Lirik bir aşk lehçesi
Bir hırçın tınılı arya!
Portresinde çivi alfabesi.
Ağzıma kanamalı kelimeler karışır.
Şarkını gönülden aldım, okuyorum...
Senin göğsünde kalbim var, görüyorum!
Büyük gemiler, arşitravlar ve rıhtımlar!
Arşitravlarda armalar ve kargo gemilerde köleler!
Kırık bir gökyüzünün altında, garip bir limanda
Ateş yağmurları altında ve cehennem nehiri üzerinde
Hareket etmeden bir yolculuk halinde.
Balyalar taş üzerinde durmakta
Çapa halatı ağlıyor!
Paslı kırmızı asma kökleri magmaya doğru iniyor
Bir filiz tuzun içinde, uzamış güneşte
Senin göğsünde kalbim var, yanıyorum...
©mustafaks
M