S

Kaburgadaki Vazo

Şimdi daha iyi anlıyorum fedakarlık kelimesinin ne olduğunu neleri oldurabildiğini..
Şimdi daha iyi anlıyorum kitaplarda yüzüme sırıtan 'insan sevgiye muhtaçtır' dizelerini..
Ve daha iyi anlıyorum sevginin gücünü..
İnsanı ne denli rezil edebileceğini,ya da ne denli güçlü edebileceğini.
Tek mesele yan yana olmak ya da anlaşmak değildi.
Paylaşmanında ötesinde bir soyut kavramda saklıydı herşey.
İnsan sevdiğinin görünmeyen yarasını görüp öperse,ihtiras ve aşk hayran bir şekilde oturup o insanı izlermiş..
Boğazda ki yanık,gözlerde ki kırılganlık,ama en önemliside sessizliğini anlayabilen bir insan..
Gerçek aşk iki insanın görünmeyen bir bağı kalplerine zincirleyip gezmesiymiş..
Gözlerinde yaşanmışlıklar dolu o insanlar tebessüm ederken sustular.
Büyük acıları yenen dibe vuran sonra o acıları yenen aşıklar modern dünyadaki aşıklara susup güldüler..
Ve o insanlar sevginin boyutlarını ve hislerin sonsuzluğunu anlattılar.
Umarım hayat kaburgalarınızda ki sevgi vazosunu hiç bir zaman eskitemez.
Çünkü bu hikayelerde o vazolara sahip insanlar çok başka yaşadı..
©shaww