kadeh ve kan
kızıl renginde devrim ve sen
karagül bir tutam karanfil
ölüm ve ben
oysa sen
dudaklarımda acı gülümseme
yok yok korkma
asla küfür etmem
hay geçmişine...
izmarit kokan gecelerde
kan tutan hecelerde
düşlerim dumanlı
gönlüm keman çalan dilenci
yüreğim firarî militan
gece kömür karası emekçi
bu kentin izbe geçmişine sayan
sen düşlerimin tek ihtimali
mavi gözlü darbeci kraliçem
tek devrimin beni yıkmak mıydı
keder senfonik bir besteci
senden geriye kalan bir mazi
mağlubiyetim yüreğine takı
oysa ki
seni faşizanca sevmiştim
sana tutkum
emperyalistlerin hırsı gibi sonsuzdu
seni tanrıçam kılmıştım
söyle çıkarlarına bizi kurban mı ettin
doyumsuz kapitalistler gibi
hani sosyalist gibiydi sevgin
hafifçe kıvrak ve çokça hain çıktın
bu gece gelseydin diyorum
yakardım çıra gibi bu kenti
belki sadece seni
biliyorsun ne ben neron
ne de sen antik roma
halbuki istanbul gibi olsaydın
bir fatih olabilirdim
hayır hala küfür etmeyeceğim
yedi ceddini saysam da…
biliyorsun o meşhur şarkıcı gibi
kafama da sıkıp gitmedim
hançerini artık sırtımdan çeksen diyorum
kan misali gözlerinde nefret mi adım
diyorum ki yıkılma sen
onurla taşı hainliğini
kahpelik timsali olsa da adın
dilerim ki aklımda
her daim anılası *****lığın kalsın
dedim ya ölümlerin süvarisi ben
hadi git işine isyanlarıma ortak olma
sıkıyorsa bir daha gel de bu yüreği mağlup et...
©mikaildede
M