Kafamın içinde küçük bir sahil kasabası kurulu.
Belli saatlerde bir takım insanlar görüyorum.
Kulaklarımda yankılanan bir duyuru,
Bu anonsta kendimden izlere rastlıyorum.
Kızıl kana boyanmış bir akşam vakti,
Hasrete kurulmuş kum saatini izliyorum.
Kırk düğümle mühürlemiş aklım beni,
Paslı hançer gibi cümleleri karşılıyorum.
Odam dört duvar, dördü de benim içim.
Başucu kitabımı kendime rehber biliyorum.
Haziran sularında yıkanıp, yalanları yenerken,
Hep kendimle başbaşa, hep kendime yetiyorum.
Ağırlaşmış omuzlarım, her gülüşü taşıyamıyorum.
Beni bilirsiniz, olmadığım biri gibi davranamıyorum.
Haneme dolsada kasvet, perdelerimi açamıyorum.
Kaybettim bir çok şeyi, geriye dönüp bakamıyorum.
Tek kişilik bu somyada buz tutmuş ayaklarım.
Ben kendime şiir yazar, kaderime ağlarım.
Şarkıları susturamam, karanlığa uğrarım.
Tuzlu sulara her zaman alışkın yanaklarım.
Yalana meyili yok, doğruları bilir dudaklarım.
Bir kalem ve bir kağıt, işte budur benim sığınaklarım.
©ikrar
I