Ş

KADIN SİLÜETİ

Havada beklenen yağmur kokusu
Şehrin loş ışıkları davetsizce
Süzülürken içeri bir hırsız gibi
Camın buğusunda dışarıyı seyreden bir kadın silüeti
Karanlığın kasvetli yüzü
Sarmışken ruhunu, bedenini
Kıpırtısız, nefes almıyorcasına
Sessiz bir bekleyiş var ufukta
Gözlerinin yıldızları bir bir sönmüş
Çaresizlik kıskıvrak yakalamış sarı saçlarından
Öfke nöbetinden arta kalanlar
İnciten sözler yankı olmuş duvarda
Can kırıkları saçılmış dört bir yana
Bulanık zihninin gölge oyunları
Kandırıp duruyor yorgun kalbini
Kolu kanadı kırılmışçasına
Korkudan titriyor bir dal misali
Baykuşların ötüşleri küpe kulaklarında
Hüzünlü garip bir beste çalıyor gibi
Üzgün, umutsuz, evrene küskün
Acılı çığlıklarını yutarcasına
Gecenin gizemi kucaklıyor gövdesini
Yaslanacak sıcak bir omuz
Aradığı uzanacak bir eldi belki
Kurtulabilirdi deli saçması sanrılardan
Bu çıplak darmadağın karanlıkta
"Bitti"diyerek çekip giden sevgilinin ardından
Bir yıkıma daha tanık olmak istemiyordu yüreği
Otel odasının soğuk yalnızlığında
Ölüm sirenleri çalıyordu durmadan...
©şehbal