Bismillahirrahmanirrahim,
Kadının erkeğe meyli, erkeğin kadına meyli fazladır,
Cüz'ün meyli küllere, hayâ damarı hissetmez bu sevdadır.
Küll erkektir, cüzler dişi, Havva'dan Âdem'e bir emanet,
Küllün cüze meyli arzudur, aşk ve muhabbetle beslenir.
Cüz ise küllü arar, ihtiyaçla doludur kalbi,
Kendisini güvende hissetmek ister, sığınmak ister bir limana.
Erkek dişiyi sever, kendinden bir parça,
Dişi ise erkekte anavatan bulur, sevgi ve şefkat arar.
Erkeğin meyli arzudur, aşk ve muhabbetle beslenir,
Dişinin meyli ihtiyaçtır, korunmak ve güvenmek ister.
Farklıdırlar birçok açıdan, birbirlerini tamamlarlar,
Erkek dişiyi arzular, dişi ise erkeğe muhtaçtır.
Âdem yalnızken cennette, Cebrail emaneti getirdi,
Havva'yı yarattı Allah, Âdem'e bir hediye verdi.
Elbiseler giydirdiler, taç koydular başına,
Uyandırdılar Âdem'i, Havva'yı sundular ona.
Şaşkınlıkla sordu Âdem, "Sen kimsin, nereden geldin?",
Havva dedi ki "Seni sevmek için yaratıldım ben."
"Gel bana" dedi Âdem, "Hayır, sen gel bana",
Âdem kalktı yerinden, sevgiyle yaklaştı ona.
O günden beri erkek dişiye gider,
Sevgiyle yaklaşır, ona sarılır, onu sever.
Bu meylin hakikati nedir peki, kim bilir aslı nedir?,
Eril zâhirde meyleder, dişi ise sabit durur gibi görünür.
Lakin hakikatte dişi de arzular, ihtiyacını gizler,
Eril arzuyla hareket eder, dişi ise bu ihtiyacı gizler.
Mevlâna'nın sözü de bu hakikati anlatır,
"Parçanın hareketi, küllünün bulunduğu tarafa doğrudur."
Anlayanlar için bu kadar yeter, gerisi tartışmaya kalır,
Bu bilgiler herkese verilmez, art niyete yol açabilir.
Bu kadarla yetinelim, sevgiyle yaklaşalım birbirimize,
Kadın ve erkek olarak, birbirimizi tamamlayalım sevgiyle.
©hasanbey.
H