Bugünlerde pazartesi sabahları kırgınlığı var üzerimde biraz
Kuş sesleri bile yoruyor artık
Duymazdan geliyorum her şey gibi her şeyi
Ne tadı eskisi gibi karpuzun, ne keyif veriyor artık kokusu kavunun
Zaman solmuş yüzlerde
Umut sönmüş bütün yüreklerde
Aynaya bakmaya korkar oldum
Ne ben benim artık ne sen o eski zamanlar
Hatırlar mısın güllerin en beyazı akasya sitesinde açardı
Sen kıyamazdın Koparmaya
Bak deli bir tay gibi esti zaman
Ne güller kaldı dalında ne akasya
Ve sen koparılmış boş bir sayfa
Anlamını yitiren her şey gibi şimdilerde her şey
Damlayan her yağmur tanesi bir haykırış
Damlayan her yağmur bir tanesi bir yakarış
Şimdi zaman bir rakı kadehinde hapsolmuş
Şerefine tokuşturuluyor hayatın
Keşke diyorum keşke
Keşke demeye küfür ettiğim günlere daha büyük bir keşke
Böyleyim işte ben ne zaman bir pişmanlık hissetsem
Ardından kokun duyulur
Ne zaman keşke desem
Gözlerin yine kaybolur
Yüzüm düşer, elim titrer, dilim kafeste
Neden niçin Allahım
Yanlız ben miyim kaderi boş bir sayfaya yazılan
Yoksa sen miydin koparılmış sayfaları hoyrat rüzgarlarda savrulan?
Benim soframda tuz tadına bakılmadan atılır yemeğe
Kokusu duyulmadan sevilir menekşeler
Su soğuktur boğaz serinletir biraz
Benim soframda kadın sevilir
Kadın öpülür
Kadın özlenir
Kadın, kadın, kadın
Bir iç çekiştir sesi boşlukta yankılanır
Kadınım...
Sevildin, öpüldün, özlendin.
Kadınım...
Yorgunum, iç çekişim sana
Ve kırgınım pazartesi sabahlarına
©
B