Bir söğüt ağacının buz gibi gölgesinde,
Elli altmış yaşında emektarlar oturmuş.
Tüm varlıklar zikreder, ağacın bölgesinde;
Elli altmış yaşında ihtiyarlar, oturmuş...
Sigaranın ve çayın dumanları altında,
Zaman denen meçhûlü geçirme peşindeler,
İnsanlığın ufkunun dorukları altında,
Müptedî bir yaşama yönelme peşindeler...
Yol kenarından iki kedi geçer, söyleşir:
— Biraderim, insanlar burada ne yaparlar?
— Herhalde bunlar burda bütün bir gün eğleşir.
— Anladım, demek bunlar boşluklara saparlar...
Ağaca iki serçe konar, biri şaşırır:
— Hanım hanım, baksana, bunların işi yok mu?
— Boşver canım, belli ki bunlar zaman aşırır.
— Söylesene, zamanı çalana ceza yok mu?
©lahuting
V