Bir yanımın gözsüz tarafı
Sese yol üstü konuk.
Ve ses bahsi geçen handa âma
Yolcusundan bihaber sonsuzluk.
Sen orada durma!
Safını belli etme der.
Bildiği ne varsa,
Sırrı da dahildir buna,
Aldırışsız geçer gider,
İlk çıkışında kurşun kadar bir hızla.
Bu sana değil!
Hasma der kuvvet verir
Ve böylesi zulüm mazluma da elbet nimettir.
Su sızmaya imkansız ince aralıktan
Işıksız bir geçitten
Anlamı anlamsızlığın koynunda
Her başlayan biter
Bu sözün erliği
Er ya da geçtir.
Bir kuyu ağıt düzerken dışa püsküren lağımda
Gürül gürül bir sel de akabilir,
Kan da...
Kıvrılmış içiçe meyve veren bir kağıt,
Islaksa eğer hesapça,
Ağır,
Kuruluğu bir yol tartılsa
Yeni doğan bebek zahir çepeçevre kundaklanır.
Ayçiçeği zıttıyla varlıkta,
Eli alnında hedef neresidir o,o yanımı gözetir
Benliğin senliği süzen boşluğunda.
Ve saat öyle bir vakte yaraşır ki
Ne bir elbise bir bedene öyle yakışmıştır
Ne de bir mevsim uçsuz kalsa bir ömre.
Güçten kesilip durunca ayakları
Akşam oluverdi onun kainatında bir yerde.
ay
A