Vakti geldiyse ertelenmez bazı şeyler.
Sevmek gibi...
Ölmek gibi ...
Gitmek gibi...
Soluğun soluğuna karışır seversin..
Soluğun biter ölürsün..
Ve en acısıda soluğun devam eder, ama yok olursun.
İste buna gitmek denir.
Gitmek öyle sevmeye,ölmeye benzemez.
Yeryüzünde mahşer ateşini hissedersin.
Tam da şurda, solunda.
Ayakların uyuşur boynun tutulur bakamassın arkana.
Baktın mı , umut düşer gözlerinden damla damla...
Arkana bakmadan gidersin bu yüzden...
Sonra dağıtmaya başlarsın yok etmeye yavaş yavaş..
Önce hatıraları, sonra kendini.
Gitmek öyle bir kaç harfe sığdırılamaz.
Dolu dizgindir , çekilmezdir.
Başına ağrılar saplanır gideceksen.
Duvarların mavi rengi, siyaha döner.
Siyah zamanları, zifiri geceleri yaşarsın.
Zaten sadece 'geceleri yaşarsın' .
Geceler yerini aydınlığa bırakıcak sanırsın.
Öyle olsun umarsın.
Sonra ne mi olur gidersin işte.
Yalpalaya yalpalaya.
Ellerinde tutmaya alıştığın bir elin boşluğuyla..
Giden gider tutamassın..
Ya geride kalan!
Onu anlatmayayım.
Yok olan bir şeyin edebiyatı yapılmaz nihayetinde !!
Ş