Kalbimin en doğusunda, yağmur bir o kadar sert
Henüz ölmedim, yorgunum coğrafyanda ölmedim
Biraz yağmur, birazda şiirler anlar
Konu aşk olunca, parmaklarım ter kokusu, sular akar
Dönüşümlü zamanın dışında
Ki aşığım tepeden tırnağa, tanık olduğum her anına
Heves ederim, gözlerinin karası
Mürekkebin konuşur, yapraklarda kokun var
Oysa ihmal edilen herşey ölüdür
Oysa senin gözlerin uzaklıklarla dolu
Ölümden öte, senden öte yol yok
Gözlerine uzun uzun bakacak kadar sevdalı
Zerre kadar parçaların kalmasa da aşığım
Hiç kimseler bilmez halimi, günlerdir hasretini çekerim
Şu topraklarda, bir yerlerde ekilmiş papatyalar
Mis kokulu kızıl güllerin
Nasıl güzel açıyorsa yerinde
Sende öyle açıyorsun gönlümde
Sonra belki çay içeriz
Belkide kırk yıl hatırı sayılır kahve
Yüreğimizi aşkla yakan güneşi
Yâda sırılsıklam aşk yapan yağmuru izleriz
Sussam dilsiz, konuşsam arsız sayarlar
Cinayetin her türlüsünü işlerler
Konu aşk olunca idam sehpasını kurarlar
Öyle ki yüreğimde taşıdığım sonsuz yolcusun
Yönümü değiştirmek için sorgusuz asarlar
Deminden beri yine düşünüyorum
Yokluğunda gösterdiğim sabrın saklı şehri
Bağıra bağıra anlatmak istediğim
Ağlaya ağlaya sabır dediğim gök kubbesin
Ah nar çiçeğim
Şans mı desem, kader mi desem
Sen hep çocuk kalmak isteyen
Daha ne kadar yaşarım bilmiyorum
Konuşacak çok şey varken susmasın gözlerin
Sanma ki unuttum sanıyorsun
Sağım, solum yalan dünyada
Kalbimi sende bıraktım
©sedaderya
S