Şu gönülde bir derin deniz,
Sörf yapar dalgalar; kaygı, huzur, cevhir.
Mevlâna'nın sözleri yankı,
Her bir kelime, ruhumun sığınağıdır.
Nefsin arzusu bir miras gibi,
Toprağa dönecek bu beden,
Ama kalbim, ey canımın özüdür,
Yücelere uçacak, yıldızlar gibi ben.
Besle kalbini, unutma nefsini,
Ballı tatlar geçici, lüzumsuz bir oyun.
Gerçek gıda rûhî olan,
Kalp, özünü ararken, bulur huzuru yudum yudum.
İçimde bir savaş, melek ve şeytan,
Hayır, şer arasında, kalbim bir meydan.
Bir yudum sevgi, bir kucak umut,
Benim kalbimle yükselir, ruhum kudret.
Gönül, her tecelliyle yoğrulur,
Kimi zaman bir melodi, kimi zaman bir fırtına.
İyi huylar, şefkat, sabır taşı,
Şeytanın fısıldadığı kuşku, sinemde barınamaz.
İnsana dair bir yolculuk bu,
Sırlarla dolu kalbime derin bir bakış.
Sadık ruhum, hür bir kuş,
Özdeki ilahi sırrı, aşk ile tanıdım.
Mevsimler geçer, ama değişmez gönlüm,
Her baharda açar, aynı sevda çiçek.
Kuruyup gidecek beden bir gün,
Ama kalbim, aşkı tadar, durmaz bir an bile.
Tasavvuf bir deniz, derin ve serin,
Her dalga bir hikâye, her şua bir sizi içe çeker.
Gel, kalbimizi besleyelim güzelliklerle,
Kalbin derinliklerine, umutla dalalım el ele.
Zaman geçer, ama unuttukça yenilenir güzellik,
Kaybolmuş dostluklar, yeniden doğmak ister.
Bir sır var, kalbime derin gömülü,
Sevda ve inanç, her şeyden öte, üstte ve sonda.
Öyle bir sefer ki bu, kendime, ama aynı zamanda sana,
Bir kalp birlikteliğinde, kaybolmak belki de.
Gözlerimden düşen yaşlar, aşkın özüdür,
Kalbimde bir bahar, her gün yeniden doğar bu özdem.
Mefhumu dînin en derin köşeleri,
Kalbimle dokunurum, bana yükselecek ihsan.
Şu dünya bir tuval, her fırça darbesi,
Kalbim, hayatıma anlam katan bir tasavvuf dâğarcığıdır.
©hasanbey.
H