Yazmayan kalem ile ne yapılır ?
Gece vakti ısınmayan eller ile,
Dolmayan gözler ve söylenmeyen sözler ile,
Ne yapılır, aç gönül, kırık bir sevda ile..
Yağan, sağanak sağanak yağan yağmur,
Yerdekiler yerine ağlayan gök,
Gök rengi gözler ile,
Ne yapılır, solan bir yüz, donuk bir ruh ile..
Acımayan vicdan yerini taşlara mı bırakmış,
Geri gelin ey insan olan insanlar !
Çok uzaksınız bizden, Çok uzağız yahut,
Ağlayan şehirden uzak, ağlatan vicdandan,
Özür dilerim ey insan olan insanlar !?
Ellerim yara içinde dilerim,
Kunduram ıslak, ensem yaş, dilerim..
Üsküdar, Üsküdar a vicdan dilerim.
Taş, birleşip olmuş şehir,
İnsan birleşince kopmuş insandan,
Özür dilerim, kanayan yaradan,
Özür dilerim, ıslak kundaktan...
Çatısız haneden Özür dilerim,
Ve Özür isterim insan olan insandan..
Yazmayan kalem ile ne yapılır ?
Sahi, ne yazılır yazmayan ile,
Bir iki kelime, o da rıza minnet yazar,
Yazmayan kalem, gün gelir yazar..
Tapar, insan kendine tapar,
İnsan İnsan olmayana tapar..
İnsan olan insanlar,
Ne de sessizsiniz öyle,
Ne korkak ve bitkin,
Çürümüş dut ağacı gibi,
Yemişsiz tarla gibi,
Ne de ölüsünüz topraktakilerden,
Sır saklamayı bilenlerden,
Daha da ölü, daha sessiz...
İyisi mi siz uyuyun,
Ben nöbetteyim.
©vesair
V