U

KALEMİME SİTEM

Yazıyorum ben, üzmeyin beni.
Acı yazmak istemiyorum.
Kalemim günden güne tükeniyor gözümün önünde,
Bir tutam ışıkla, umudu çağıran mumum eriyor.
Buğulu neşelerim, silik bir film şeridi gibi gözümde,
Siyahın tonlarına çalmayı bekliyor.
Sarhoşum ben, bir hoş gönlüm.
Nereye tutunsam, boşluğa dönüşür.
Görünüşü mühim değildir artık aydınlığın,
İçimi rengarenk etmesine duymam gerek
Takılırım peşine ufacık bir parlaklığın,
Her cadde netameli, susarım terk ederek.
Hani aniden sıkılır ya içim.
Ne ölmek isterim gülerek, ne yaşamak isterim ağlayarak.
Anlam vermek istediklerimin bir bir
Anlam bulduğu şu hayatı nereye saklayayım?
Anlam veremediklerim bugün dirilir
Anlam bulmadığı hayattan kaçıp nerelere saklanayım?
Yaşıyorum ben, solmaktayım.
Ölümün sarısını yakıştırır bana gidişat.
Kalemim ağır lügatları beli bükülene dek
Elime en yaraşır haliyle
Yüklenemeyeceğini bildiğim cüssesiyle sendeleyerek
Elveda eder son bir kelimeyle
"Dokunma" gözlerimi yumarım.
Dokunma yüreğime kalem, zaten koptu kopacak.
Şekerrenk midir bu sözü bilmem,
Yoksa benden utanması mı titreye titreye?
En bilinmeyenimi paylaştığım kalem,
Neyine dokunmayayım, her zerremi elediğin halinle?
Hani su ateşi söndürür, mutluluk da hazanları.
Sen içimdeki son damlayı da yaktın.